KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUN TASARISI

"Artık 'Bu veriyi neden istiyorsunuz?' diye sorabileceğiz"

ONUR HAN DEMİRCİ
14 ŞUBAT 2016
UZMAN GÖRÜŞÜ

Günümüzde tüketiciler, yapmış oldukları birçok işlemde/alışverişte yahut internet ortamında gerçekleştirdikleri basit bir iletişimde dahi kişisel verilerini çoğu kez farkında bile olmadan paylaşmakta, yakın gelecekte bu paylaşımların daha da artması beklenmektedir. Kişisel verilerin paylaşılması, birçok riski de beraberinde getirmekte; en sakıncalı husus ise bu verileri işleyip kötüye kullanımın yaptırımının hali hazırda bulunmamasıdır. Dolayısıyla, her ne kadar kanunlaşma aşamasında geç kalındığı yönünde haklı eleştiriler mevcut olsa da, tasarının yasalaşması, şüphesiz ki önümüzdeki dönemler için olumlu bir gelişmedir.

Tüketici Hukuku ile kişisel verilerin korunması kavramı ve mezkur kanun tasarısı arasındaki en kuvvetli bağ, tüketici işlemleri, elektronik ticaret ve mesafeli sözleşmelerden kaynaklanmaktadır. İnternet üzerinden yapılan bankacılık, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili işlemler ve ayrıca yine internet üzerinden yapılan alışverişler kişisel verilerin en çok paylaşıldığı mecralar olarak göze çarpmaktadır. Tasarının tüketiciler için getirdikleri:

  • Bu tasarının yasalaşması halinde, tüketici, satıcı/sağlayıcı ile akdettiği sözleşme esnasında kendisinden talep edilen kişisel verilere ilişkin olarak “Bunu niçin istiyorsunuz?” deme hakkına sahip olacaktır; zira artık sözleşmeyle ilgisiz bilgiler tüketiciden talep edilemeyecektir.
  • Tasarıya göre, kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı veya cinsel hayatıyla ilgili verileri özel nitelikte kişisel veriler olup, sözleşmeyle ilgili olduğuna bakılmaksızın tüketicinin açık rızası olmadıkça işlenemeyecek; yani tüketici bu verileri kendisi istemediği sürece paylaşmayacaktır.
  • Tasarı ile birlikte kişisel verileri kanuna uygun olarak dahi olsa işleyenlere, işleme sebebi ortadan kalktığı takdirde ilgiliye ait kişisel verilerin yok edilmesi, silinmesi yahut anonim hale gelmesi yükümlülüğü getiriliyor. Örneğin, online alışverişte mal teslimi ve ödeme işleminin tamamlanmasının ardından satıcının tüketiciye ait kişisel verileri artık saklamaması gerekecek.
  • Kişisel verilerin tüketicinin rızası olmaksızın 3. kişilere aktarılması yaptırıma bağlanıyor. Böylelikle, SMS, e-posta yahut posta gibi yollarla, tüketicinin rızası dışında gönderilen reklamlarda hatırı sayılır bir düşüş bekleniyor.
  • Tasarıda sadece kişisel verisi işlenen gerçek kişilerden söz ediliyor, dolayısıyla tüketici kapsamına giren tüzel kişiler (örneğin dernekler) tasarı kapsamına girmiyor.
  • Tasarının getirdiği en önemli netice ise kişisel verilerin korunması hükümlerine aykırı davranan kişi/kuruluşların yaptırıma tabi tutulmalarının sağlanması olarak öne çıkıyor. (Bu yaptırım, TCK 135’e göre, 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıdır.)

YAZAR ONUR HAN DEMİRCİ

Tüketici Hukuku Entitüsü Yönetim Kurulu Üyesi