ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ

Anayasa Değişirse Ne Olacak?

mecliste.org
12 ARALIK 2016

TBMM Başkanlığına 10/12/2016 tarihinde sunulan Anayasa değişikliğine ilişkin kanun teklifi görünüşte 21 maddedir. Anayasa Komisyonu çalışmaları sonucu madde sayısı 18’e indirilmiştir.  Bu değişikliklerin sınıflanmasında TBMM-Cumhurbaşkanı ve Yargı olarak birbirinden ayrılması tam olarak mümkün olmasa da, bu tür bir sınıflama yapılmaya çalışıldığında Teklif şöyle özetlenebilir:

 

 

TBMM

  • TBMM üye tamsayısı 550’den 600‘e çıkarılmıştır.
  • Milletvekili seçilme yaşı 25’ten 18‘e indirilmiştir.
  • Yükümlü olduğu askerlik hizmetini yapmamış olanların milletvekili seçilmesine ilişkin engel, askerlikle ilişiği olanlar biçimindeki engele dönüştürülmüştür. Böylece askerliğini herhangi bir şekilde yapmış sayılanların, örneğin bedelli askerlik yapanların milletvekili adayı olabilmelerinin önündeki tereddüt tümüyle kaldırılmıştır.
  • TBMM seçimleri ile Cumhurbaşkanının seçiminin beş yılda bir aynı gün yapılması öngörülmüştür. Böylece cumhurbaşkanı ile TBMM çoğunluğunun aynı partiden olması sağlanmaya çalışılmıştır. Mevcut Anayasa’da seçimlerin savaş sebebiyle bir yıl geriye bırakılmasına Meclisin karar vermesine ilişkin yetki, Cumhurbaşkanını da kapsayacak biçimde genişletilmiştir. Meclis seçimlerin geriye bırakılması kararı hem Meclis, hem de Cumhurbaşkanı için birlikte verilmek zorunda olacaktır.
  • Bakanlar Kurulunun kanun tasarısı sunma yetkisine son verilmiş ve kanun teklif etme yetkisi milletvekillerine bırakılmıştır.
  • Cumhurbaşkanının kanunları bir daha görüşülmek üzere geri gönderme yetkisi, bir tür veto yetkisine dönüştürülmektedir. Mevcut düzenlemede Türkiye Büyük Millet Meclisi, geri gönderilen kanunu aynen kabul ederse, kanun Cumhurbaşkanınca yayımlanır; Meclis, geri gönderilen kanunda yeni bir değişiklik yaparsa, Cumhurbaşkanı değiştirilen kanunu tekrar Meclise geri gönderebilir. Teklifte önerilen değişikliğe göre Meclisin geri gönderilen kanunu aynen kabul edebilmesi için üye tamsayısının salt çoğunluğuyla (300 milletvekili) karar vermesi gerekecektir. Aksi taktirde Meclisin kararında direnebilmesi sözkonusu olmayacaktır.
  • Bakanlar Kurulunu ile bakanları denetlemek ve Bakanlar Kuruluna KHK çıkarma yetkisi vermek TBMM’nin görev ve yetkisi olmaktan çıkarılmıştır.
  • TBMM’nin bilgi edinme ve denetim yolları yapılan düzenlemelere uyum sağlamak amacıyla bilgi edinmeye dönüştürülmüştür. Bu kapsamda şu değişiklikler yapılmıştır:
    1. Mevcut durumda soru, Meclis araştırması, genel görüşme, gensoru ve Meclis soruşturması bilgi edinme ve denetim yolları olarak öngörülmüştür. Bunlardan gensoru,  ve sözlü soru mekanizması denetim kapsamında görüldüğünden Anayasa metninden çıkarılmıştır. Ancak Meclis soruşturmasına benzer bir mekanizma hem Cumhurbaşkanı, hem de yeni bakanlar için yeniden düzenlenmiştir.
    2. Bilgi edinme araçları, Meclis araştırması, Meclis soruşturması, genel görüşme ve yazılı soru olarak korunmuştur.
    3. Meclis araştırmasının ve genel görüşmenin tanımı aynen korunmuştur. Sözlü soru denetim kapsamında görülerek metinden çıkarıldığından, yazılı soru, milletvekilleri tarafından yazılı sorulacak en geç onbeş gün içinde Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar tarafından yazılı cevaplandırılacak soru biçiminde tanımlanmıştır. Meclis soruşturması, Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanlar hakkında 106 ncı maddenin beşinci, altıncı, yedinci fıkraları uyarınca yapılan soruşturmadan ibarettir.
    4. Meclis araştırması ile genel görüşmeye yürütme adına temsilci katılması yasaklanmıştır.
  • Gensoru mekanizması ve dolayısıyla Meclisin hükümeti düşürmesine ilişkin düzenlemelerin kaldırılmasının yanında, hükümetin çeşitli nedenlerle kurulamaması durumunda, Meclisin Cumhurbaşkanı tarafından feshedilmesine ilişkin düzenlemeler de kaldırılmıştır. Bunların yerine hem Meclisin, hem de Cumhurbaşkanının seçime gitme-götürme yetkileri yeniden düzenlenmiştir:
    1. TBMM mevcut durumda, karar yetersasyısının alt sınırının (139 milletvekili) üstünde olmak koşuluyla toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğunun oyuyla seçime gidebilmektedir.  Teklifte TBMM’nin erken seçim kararı verebilmesi için üye tamsayısının beşte üçünün (360) çoğunluğunun oyuna ihtiyacı vardır.
    2. Kendini fesheden bir Meclis Cumhurbaşkanını da düşürmüş olur. Yeni Meclis seçimleriyle birlikte, yeni Cumhurbaşkanı seçimleri de yapılır.
    3. Mevcut Anayasa’da Cumhurbaşkanına hükümetin kurulamamasına ilişkin çeşitli olasılıklar göz önünde bulundurularak Meclisi feshetme yetkisi verilmiştir. Bu yetki koşullu bir yetkidir. Teklif Cumhurbaşkanının Meclisi feshetme yetkisini koşulsuz bir yetkiye dönüştürmektedir. Cumhurbaşkanı dilediği zaman Meclisi erken seçime götürebilir.
    4. Cumhurbaşkanının Meclis seçimlerinin yenilenmesine karar vermesi halinde kendi seçimleri de yenilenmek zorundadır.
    5. Meclisin, seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde Cumhurbaşkanı seçimleri de yenilenmek zorundadır.
    6. Cumhurbaşkanı iki defa seçilme hakkına sahip olduğundan, ikinci kere seçilmişken Meclis erken seçime giderse, Cumhurbaşkanının üçüncü defa seçilememesi nedeniyle, bir hak kaybına uğrayacağı düşünülerek bu durumda, bir defa daha, yani üçüncü kez Cumhurbaşkanı seçilmesine olanak tanınmıştır. Başka bir anlatımla iki kere seçilme sınırı, ikinci kez seçilen ve Meclis seçime götürdüğü için görevi sona eren Cumhurbaşkanı için geçerli olmayacaktır.
    7. Bu şekilde seçilen TBMM ve Cumhurbaşkanı için seçim döneminin süresi aynıdır: Erken seçim kararını ister TBMM, ister Cumhurbaşkanı versin yeni seçilecek TBMM ve Cumhurbaşkanının görev süreleri 5 yıldır.
    8. Bu TBMM ve Cumhurbaşkanı yeni seçilen TBMM ve Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar değil seçilinceye kadar görev yapacaklardır.
    9. Meclisin erken seçime gitmesine neden olan istisnai bir durum Cumhurbaşkanlığı makamının genel seçime bir yıldan az bir süre kala boşalması halidir. Bu durumda TBMM seçimleri de boşalan Cumhurbaşkanı seçimi ile birlikte yapılacaktır. Eğer boşalma anında TBMM seçimlerine bir yıldan fazla süre kalmışsa, bu süreyi tamamlamak üzere, Cumhurbaşkanı seçilir. Bu cumhurbaşkanının görev süresi, Meclisin seçim tarihine göre, 1 yıl ile 4 yıl arasında değişir.
  • Meclis soruşturmasına ilişkin düzenleme Anayasa’dan çıkarılmakla birlikte, bu mekanizma, aşağıda inceleneceği gibi hem Cumhurbaşkanı tarafından bir suç işlenmesi halinde, hem de Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanların bir suç işlemeleri halinde dönüştürülerek uygulanmıştır.
      1. Cumhurbaşkanının sorumluluk ve sorumsuzluk hali Cumhurbaşkanının cezai sorumluluğu altında yeniden düzenlenmiştir. Öner çıkan hususlar şunlardır:
        • Mevcut düzenlemede Cumhurbaşkanı sadece vatana ihanetten dolayı suçlandırılabilirken, teklifte bir suç işlediği iddiasıyla suçlandırma yapılabilecektir.
        • Mevcut Anayasa’da TBMM üye tamsayısının 1/3’ü (184 milletvekili) bu konuda önerge verebilirken teklifte bu sayı üye tamsayısının salt çoğunluğuna (300 milletvekili) çıkarılmıştır. (Üye tamsayısının 600’e çıkarıldığı varsayımıyla)
        • Mevcut Anayasa’da suçlandırma için TBMM üye tamsayısının dörtte üçünün (413 milletvekili) oyu gereklidir. Teklifte üye tamsayısının beşte üçünün (360) gizli oyu yeterli görülmektedir.
        • Mevcut Anayasa’da suçlandırmadan sonra Cumhurbaşkanının Yüce Divan’da yargılanması gerekir. Teklif suçlandırma kararı verilmesinden sonra Mecliste bir soruşturma süreci başlatılmasını öngörmektedir. Önerideki soruşturma süreci, Mevcut Anayasa’daki Meclis soruşturması mekanizmasından esinlenerek düzenlenmiştir. Şimdiki uygulamada bakanların soruşturulmasında olduğu gibi ve aşağıda daha ayrıntılı incelenecek olan Cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanların soruşturulmasında olduğu gibi bir soruşturma komisyonu kurulmakta ve bu komisyon belli sürelerde hazırladığı raporu Genel Kurula sunmaktadır. Genel Kurul’un Yüce Divana sevk kararı verebilmesi için üye tamsayısının üçte ikisine (400) ihtiyaç vardır. Yüce Divan kararının 3+3 aylık bir sürede verilmesi zorunludur.
        • Hakkında soruşturma açılmasına karar verilen Cumhurbaşkanının, soruşturma açılmasına karar verilmesinden sonra seçim kararı alması yasaklanmıştır.
        • Cumhurbaşkanlığı görevinin sona ermesi için seçilmeye engel bir suçtan dolayı hüküm giymiş olmak gerekir.
      2. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanların cezai sorumluluklarına ilişkin benzer düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemeler Meclis soruşturması başlığı altında değil, bu kişilerle ilgili genel düzenlemelerin içine yerleştirilmiştir. Buna göre,
        • Sözkonusu kişiler Cumhurbaşkanına karşı sorumludurlar. Görevle ilgili olmayan suçlardan dolayı yasama dokunulmazlığına ilişkin hükümlere tabidirler.
        • Ancak bunlar hakkında görevleri ile ilgili olarak işledikleri iddia edilen suçlardan dolayı soruşturma TBMM’de açılır.
        • Soruşturma açılması üye tamsayısının salt çoğunluğunun (300 milletvekili) vereceği önergeyle istenebilir.
        • Soruşturma açılabilmesi için üye tamsayısının beşte üçünün gizli oyu (360) gerekir.
        • Mevcut Anayasa’da Meclis soruşturması komisyonu için öngörülen yöntemle bir komisyon kurulur ve yine aynı yöntemle bu komisyon raporu Genel Kurul’a sunulur.
        • Yüce Divana sevk kararı için üye tamsayısının üçte ikisinin (400 milletvekili) oyuna gerek vardır.
        • Görev bittikten sonra, görevle ilgili işlendiği iddia edilen suçlardan dolayı yargılama aynı koşullara ve süreçlere tabidir.
        • Bu kişilerin görevlerinin sona ermesi için yargılama sonunda seçilmeye engel bir suçtan dolayı hüküm giymiş olmaları gerekir.
  • Cumhurbaşkanlığı görevi sona erdikten sonra da, görevle ilgili suçların soruşturulması aynı hükümlere tabi olacaktır.

 

CUMHURBAŞKANI YA DA DEVLET BAŞKANI

 

  • Cumhurbaşkanının niteliklerine ve seçimine ilişkin aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır:
    1. Cumhurbaşkanlığına milletvekillerinin aday olması ve 20 milletvekilin aday göstermesine ilişkin kurallar, genel kurallar olmaktan çıkarılmıştır; her milletvekili, aday olurken her bir vatandaşın tabi olduğu kurallara tabidir. Cumhurbaşkanlığına aday gösterebilenler üç grupta toplanabilir:
      • Siyasi parti grupları,
      • En son seçimlerde geçerli oyların yüzde beşini alan (grubu bulunmayan) siyasal partiler,
      • Yüzbin ve üstü seçmen.
    2. Seçilen Cumhurbaşkanının partisi ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin zorunluluk kaldırılmıştır.
    3. Cumhurbaşkanının seçim usulüne ilişkin şu değişiklikler yapılmıştır:
      • Yeni Cumhurbaşkanı seçiminin ne zaman başlayacağı ve ne kadar zamanda düzenleneceği metinden çıkarılmıştır. (Muhtemelen kanuna bırakılmıştır.)
      • İkinci oylamaya kalınması halinde adaylardan birinin ölümü veya seçilme yeterliliğini kaybetmesi hali, genişletilmiş ve adaylardan birinin herhangi bir nedenle seçime katılamaması haline dönüştürülmüştür. Bu değişiklikle örneğin kendi isteğiyle adaylıktan çekilme durumunda da yerine kimin aday olacağı hususuna açıklık getirilmiş olmaktadır.
      • Mevcut düzenlemede yeni seçilen Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanının göreve devam edeceği belirtilmektedir. Yapılan değişiklikle sadece seçimlerin tamamlanamaması halinde mevcut Cumhurbaşkanının yenisi seçilinceye kadar göreve devam edeceği belirtilmektedir. Buradan çıkan sonuç, yeni cumhurbaşkanının seçildiği tarihte, eski cumhurbaşkanının görevinin sona erdiğidir.
    4. Cumhurbaşkanının adlandırılmasına, görev ve yetkilerine ilişkin değişiklikler şöyle sıralanabilir:
      • Mevcut Anayasa’da Cumhurbaşkanının “Devletin başı” olduğuna ilişkin hüküm tekrarlanmış ve buna “Devlet Başkanı” sıfatı eklenmiştir.
      • Mevcut Anayasa’da Yürütme yetkisi ve görevi(nin), Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanıl(acağı) ve yerine getiri(leceği) öngörülmüştür. Teklif yürütme yetki ve görevi yerine, yürütme yetkisinden söz etmekte ve bu yetkinin sadece Cumhurbaşkanına ait olduğunu belirtmektedir.
      • Ülkenin iç ve dış siyaseti hakkında Meclise mesaj verme yetkisi verilmiştir.
      • Milli güvenlik politikalarını belirlemek ve bu konuda gerekli tedbirleri alma yetkisiyle donatılmıştır.
      • Bütçeyi hazırlama, TBMM’ye sunma ve uygulama yetkisiyle donatılmıştır.
      • Cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanları atama ve görevlerine son verme yetkisiyle donatılmıştır.
      • Üst düzey kamu yöneticilerini atama ve görevlerine son verme yetkisiyle donatılmıştır.
      • Üst düzey kamu görevlilerinin atanmalarına ilişkin esasların Cumhurbaşkanı tarafından Cumhurbaşkanı kararnamesiyle düzenlenmesi zorunlu kılınmıştır.
      • Merkezi idare kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarının, kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarının Cumhurbaşkanı kararnamesiyle düzenlenmesi zorunlu kılınmıştır.
      • Kamu tüzelkişiliğinin Cumhurbaşkanı tarafından Cumhurbaşkanı kararnamesiyle kurulmasına imkan tanınmıştır.
      • Mevcut Anayasa’daki KHK’ye ilişkin tüm düzenlemeler metinden çıkarılmıştır. Bunun yerine Cumhurbaşkanlığı kararnamesi adıyla yeni bir düzenleme biçimi öngörülmüştür: Bu kararnamenin özellikleri şöyle sıralanabilir:
        1. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, OHAL dönemi KHK’leri ile olağan dönem KHK’leriyle kimi benzerlikler taşımakla birlikte, tümüyle onları tekrarlamamaktadır. OHAL KHK’si ile benzeşen ve olağan dönem KHK’lerinden ayrılan ilk yön, Cumhurbaşkanı kararnamesi için bir yetki kanununa ihtiyaç duyulmamasıdır. Ancak yetki kanununa dayanmama sadece OHAL döneminde geçerli değildir; olağan dönemlerde de, yetki kanunu olmaksızın Cumhurbaşkanı kararnamesi çıkarılabilir.
        2. Bakanlar kurulu kaldırıldığından, Cumhurbaşkanı kararnamesi tek başına Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılabilmektedir.
        3. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi konu sınırlaması yönünden olağan dönem KHK’lerine benzemektedir: Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemez.
        4. Yasama yetkisi TBMM’ye bırakıldığından ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesi için bir yetkilendirmeye gerek bulunmadığından, bir yetki çatışması oluşabilir. Düzenleme bu amaçla bir kaç yetki çatışması olasılığını ortadan kaldırmaya çalışmıştır. İlk olarak Anayasa’da münhasıran kanunla düzenleme yapılması öngörülen hususlarda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. İkinci olarak kanunla açıkça düzenlenmiş olan konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Üçüncü olarak eğer Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlar arasında bir çatışma doğarsa, kanun hükümleri uygulanır. Üçüncü olasılığın bir uzantısı olarak, TBMM’nin Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile aynı konuda kanun çıkarması halinde kararname hükümsüz hale gelir. Özetle Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin, münhasıran yasama organına bırakılmamış ve/veya yasama organı tarafından yasama yetkisi kullanılmamış alanlarda kullanılacağı söylenebilir.
        5. OHAL döneminde çıkarılanlar hariç olmak üzere, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin TBMM’nin onayına sunulmaları gerekmemektedir.
      • Mevcut Anayasa’daki olağanüstü yönetim usulleri, olağanüstü hal yönetimi altında tek maddede toplanmış ve bu amaçla bu konuyla ilgili maddeler ve bazı maddelerin ilgili kısımları yürürlükten kaldırılmıştır.
        1. Mevcut Anayasa’daki olağanüstü hal-sıkıyönetim ayrımı kaldırılmış ve her ikisi alt bölümleriyle birlikte olağanüstü hal olarak adlandırılmıştır.
        2. OHAL’i ilan etme yetkisi tek başına Cumhurbaşkanına verilmiştir.
        3. OHAL dönemlerinde Cumhurbaşkanına olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarma yetkisi verilmiştir.
        4. OHAL’de çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin aynı gün TBMM’ye sunulması ve TBMM tarafından üç ay içinde karara bağlanması gerekir. Aksi taktirde bunlar yürürlükten kalkarlar. Bunun istisnası da bulunmaktadır: Savaş ya da mücbir sebeple TBMM toplanamazsa, bu kararnamelerin bir ay içinde görüşülmesi gerekmez.
      • Mevcut Anayasa’daki Bakanlar Kurulu kaldırıldığından, bu kurula verilen tüzük ve yönetmelik çıkarma yetkileri kaldırılmıştır. Bunların yerine Cumhurbaşkanına yönetmelik çıkarma yetkisi verilmiştir. Danıştay incelemesinden geçirilmek zorunda olan tüzük düzenlemesi tümüyle son bulmuştur.
  • Yürütme yetkisi tek başına Cumhurbaşkanına verildiğinden, yürütme organı yeni baştan düzenlenmiştir.
    1. Bakanlar Kurulu ve bu Kurulla ilişkili bütün düzenlemeler, Anayasa metninden ayıklanmıştır. (Bakanlar Kurulunun kuruluşu, Bakanlıkların kurulması ve bakanlar, seçimlerde geçici bakanlar kurulu, göreve başlama ve güvenoyu, görev sırasında güvenoyu, görev ve siyasi sorumluluk, gensoru, Meclis soruşturması, tüzükler, vs.)
    2. Mevcut Bakanlar Kurulu yerine Cumhurbaşkanına karşı sorumlu Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlıklar oluşturulmuştur. Bunların görevleri, yetkileri ve teşkilat yapıları Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenecektir.
      • Cumhurbaşkanı yardımcıları:
        • Cumhurbaşkanı bir ya da daha fazla Cumhurbaşkanı yardımcısı atayabilmektedir.
        • Cumhurbaşkanı yardımcısı, Cumhurbaşkanlığı makamının boşalması halinde yenisi seçilinceye kadar Cumhurbaşkanlığına vekalet etmekte ve ona ait yetkileri kullanmaktadır.
        • Cumhurbaşkanı yardımcısı, Cumhurbaşkanının hastalık ve yurt dışına çıkma gibi sebeplerle görevinden geçici ayrılması hallerinde de Cumhurbaşkanına vekalet etmekte ve ona ait yetkileri kullanmaktadır.
        • Milletvekillerinin Cumhurbaşkanı yardımcısı olarak atanmaları halinde TBMM üyelikleri sona ermektedir.
      • Bakanlar:
        • Bakanlar Cumhurbaşkanı tarafından atanır ve görevlerine son verilir.
        • Milletvekillerinin Bakan olarak atanmaları halinde TBMM üyelikleri sona ermektedir.
  • Devlet Denetleme Kurulunun yapı ve işleyişine yönelik kapsamlı değişiklikler yapılmıştır:
    1. Kurulun inceleme, araştırma ve denetleme görevlerinin yanına idari soruşturma görevi eklenmiştir.
    2. Silahlı Kuvvetler Kurul’un denetim alanı kapsamına sokulmuştur.
    3. Kurul Başkanı’nın üyeler içinden seçilmesi zorunluluğu kaldırılmıştır.
    4. Kurulun işleyişi ile üyelerin özlük hakları  ve görev süresinin Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenmesi zorunlu kılınmıştır.

YARGI

  • Yargı organına ilişkin değişiklikler şöyle özetlenebilir:
    1. Mahkemelerin bağımsız olduğuna ilişkin 9. maddeye mahkemelerin aynı zamanda tarafsız olduğu vurgusu eklenmiştir.
    2. Askeri yargı, Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaldırılmıştır. Askeri Mahkemeler disiplin mahkemeleriyle sınırlandırılmıştır. İstisnai olarak savaş durumunda askeri mahkemelerin kurulmasına izin verilmiştir.
    3. HSYK’nın üye sayısı 22 asıl, 12 yedek üyeden on üç asıl üyeye düşürülmüş ve üç daire yerine iki daire halinde çalışması öngörülmüştür.
    4. Üyeleri seçen organlar değiştirilmiş 4 üyenin Cumhurbaşkanı tarafından, 7 üyenin TBMM tarafından seçilmesi öngörülmüştür.
    5. Anayasa Mahkemesinin üye sayısı 17’den 15’e düşürülmüştür.

 

GEÇİŞ HÜKÜMLERİ VE YÜRÜRLÜK

  • Teklif yeni düzenlemelerin mevcut duruma uyarlanması için çok sayıda geçici hüküm içermektedir:
    1. Mevcut Cumhurbaşkanının seçiminin, TBMM seçimleriyle birlikte yapılmasını sağlamak amacıyla görev süresi, TBMM’nin seçim tarihi olan 3/11/2019’a kadar uzatılmıştır. Erken seçim kararı alınması halinde de seçimler birlikte yapılacaktır.
    2. TBMM  anayasa değişikliklerinin gerektirdiği kanunlarla ilişkin  değişikliklerle içtüzük değişikliklerini 6 ay içinde yapmak zorunda olacaklardır. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile yapılacak değişiklikler ise Cumhurbaşkanının göreve başlama tarihinden itibaren en geç altı ay içinde Cumhurbaşkanı tarafından düzenlenir.
    3. HSYK’nın mevcut üyelerinin görev süresinin yeni seçimlerden sonra sona ermesi öngörülmektedir.
    4. Anayasa Mahkemesinin üye sayısının azaltılması için, görev sürelerinin dolması beklenmekte, buna karşılık askeri mahkemelerde, Askeri Yargıtay’da ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görev yapanların görevleri sona erdirilerek başka görevlere atamaları yapılmaktadır.
    5. Yapılan değişikliklere ilişkin farklı yürürlük tarihleri öngörülmektedir.

Bu içerik Denge ve Denetleme Ağı ve mecliste.org’un ortak çalışmasıyla hazırlanmıştır.

YAZAR mecliste.org

mecliste.org, meclisin yasama, denetim ve temsil işlevleri hakkında ve kanun tasarı ve tekliflerinin içeriği ile ilgili doğru, güvenilir bilgiye sahip olmak, kanun tasarı ve teklifleri ile ilgili farklı bakış açılarını görmek, yasa yapım sürecinde karar vericilere görüşlerini ve önerilerini iletmek isteyenlerin Türkiye’de ilk kez buluşacağı bir platform.