mecliste.org'dan

Vergi kanunlarında değişiklik yapan torba kanun tasarısı yasalaşırsa ne olur?

mecliste.org
17 EKİM 2017
mecliste.org'dan

Tipik bir torba kanun uygulaması olan ve 5 Ekim 2017 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmesine başlanan “Bazı Vergi Kanunları İle Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısında öngörülen değişiklikler aşağıda analiz edilmiştir. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda 1/884 esas numarası ile görüşülmesine başlanan söz konusu “Torba Kanun” Tasarısı 128 maddeden oluşmaktadır. 61 farklı kanunda değişiklik öngören bu Torba Kanun Tasarısı; büyük oranda vergi kanunlarında değişiklik yapmakla birlikte,  6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu gibi konu yönünden birbirinden farklı düzenlemeleri de ihtiva etmektedir.

 

Torba Kanun Tasarısı’nda Komisyon ne gibi değişlikler yapıldı?

 

 

1) 406 Sayılı Telgraf ve Telefon Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

a) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından imtiyaz sözleşmeleri ve yetkilendirme belgeleriyle görevlendirilen operatörlerin (Avea – Türk Telekom, Turkcell, Vodafone) ödeyeceği katkı payına ve Hazine payına açıklık getirilmektedir. Bu çerçevede operatörler BTK kurum masraflarına katkı payı olarak yıllık net satışlarının onbinde 35’ini ödeyeceklerdir.

Halihazırda devam etmekte olan Hazine payı ödemelerinde mükerrerliği önlemek amacıyla operatörlerin süresinde ödenmeyen faturalar üzerinden müşterilerine tahakkuk ettirdiği gecikme faizi gibi bedeller hazine payının hesabında dikkate alınmamaktaydı. Bu düzenleme ile fatura düzenlenirken yapılan hatalar ve mükerrer düzenlenen faturalar da hazine payı hesabından çıkarılmaktadır.

Süresinde ödenmeyen Hazine payı, evrensel hizmet katkı payı ve Kurum masraflarına katkı payının 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre vergi daireleri tarafından takip ve tahsiline imkân tanınmaktadır.

Hazine payının eksik ödenmesi durumunda ayrıca BTK tarafından eksik ödenen tutar kadar cezai şart uygulanabilecektir.

Hazine payının doğru ödenip ödenmediğinin denetimi ve distribütör ile bayiler nezdinde inceleme ve denetim yapma yetkisi Hazine Müsteşarlığından Maliye Bakanlığına geçirilmektedir.

 

b) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK)  tarafından yetkilendirilmiş imtiyaz sahipleri ve işletmeciler nezdinde BTK, Maliye Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapılan denetimler sonucunda, bu değişikliğin yürürlüğe gireceği zamana kadar olan dönemde eksik ödenen katkı paylarının ve ferilerinin yapılandırma kapsamına alınması öngörülmektedir.

Bu çerçevede ihtilaflı Hazine payı, evrensel hizmet katkı payı, Kurum masraflarına katkı payı ve telsiz ücreti alacaklarının asıllarının ödenmemiş kısmının tamamı ile bu tutara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların yerine,  bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, kanunda belirtilen süre içerisinde ilgili idarelerin hesabına tamamen ödenmesi ve diğer başvuru şartlarının tamamlanması koşuluyla asıl alacağa bağlı olarak tahakkuk ettirilen cezai şart ve bu cezalara bağlı gecikme faizi ve gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilmesi hükme bağlanmıştır.

Ayrıca BTK tarafından imtiyaz sözleşmesi ile yetkilendirilen işletmecilerin dışında kalan ve BTK tarafından yetkilendirilen diğer tüm işletmecilerin yapılandırma hükümlerinden faydalanmaları öngörülmektedir.

 

2) 442 Sayılı Köy Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

Halihazırda köyde ikamet eden ve köy nüfusuna kayıtlı olup evi bulunmayan ihtiyaç sahiplerine, en çok 2000 metrekare olmak üzere, tescil edilen parseller satılabilmekte, satış tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde binanın bitirilmesi ve taksitlerin ödenmesi öngörülmektedir. Bu düzenleme ile 5 yıl içerisinde binasını yapamayan veya taksitlerini ödemeyen hak sahiplerine binalarını yapmaları ve taksitlerini ödemeleri için 31/12/2020 tarihine kadar ek süre verilmektedir.

 

3) 618 Sayılı Limanlar Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

a) Limanlar Kanunundaki  batık gemilere ilişkin düzenlemelere ilaveten batık olmayan ancak karaya oturmuş, yarı batık halde bulunan veya terk edilmiş ya da atıl halde bulunan gemilerin; geminin donatanı veya kaptanı tarafından liman başkanının tayin edeceği bir süre içerisinde (45 günden fazla olmamak koşulu ile) çıkarılması veya bulunduğu yerden kaldırılmasına yönelik yükümlülük getirilmektedir. Bu düzenleme ile liman başkanlarına gemi batık veya yarı batık ise çıkarılması, diğer durumlarda ise geminin kaldırılması için donatana 45 gün süre vermesi, bu süre içinde kaldırılmaması durumunda gemilerin veya eşyasının çıkarılması, geminin kaldırılması, imha ettirilmesi ve satılması konusunda yetki verilmektedir.

(Donatan; Ticaret Kanununda gemisini deniz ticaretinde kullanan kişi olarak tanımlanmıştır. Ayrıca, kendisine ait olmayan gemiyi ticaret amaçlı bizzat ve ya kaptan yardımıyla kullanan kişi de üçüncü şahıslarla olan ilişkilerinde donatan sayılmıştır.)

 

b) Yukarıda belirtilen durumlar dışında, liman başkanlığı idari sorumluluk sahasında bulunan gemilerin, seyir, can, mal, çevre güvenliği ve emniyet bakımından ciddi tehlike oluşturabileceği durumlarda, gemi veya deniz aracı hakkında herhangi bir mahkeme kararı, adli veya idari tedbir olsa dahi, liman başkanı, birinci fıkradaki sürelere bağlı kalmaksızın geminin emniyetli bir yere nakli de dâhil olmak üzere her türlü tedbiri almaya yetkili kılınmaktadır. Alınan tedbirlerin devamında liman başkanı geminin satışı için yukarıdaki hükümleri uygulayabilecektir.

 

4) 5659 sayılı Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü Kuruluş Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü (AOÇ) Hayvanat Bahçesi üzerinde, AOÇ Müdürlüğü ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında yapılacak bir protokolle; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı lehine tesis edilmiş olan irtifak hakkının; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının da uygun görüşü alınarak 10 yıldan 30 yıla çıkarılması öngörülmektedir.

 

5) 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

Uygulamada CD, DVD, ses kaseti gibi taşıyıcı materyaller ile fikir ve sanat eserlerinin çoğaltılmasına yarayan her türlü teknik cihazı imal ve ithal eden gerçek ve tüzel kişilerden, yüzde 3’ü geçmemek üzere Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen oranlar çerçevesinde kesinti yapılmakta ve bu tutarların dörtte biri genel bütçeye, dörtte üçü ise Kültür ve Turizm Bakanlığında oluşturulan özel hesaba aktarılmaktadır. Yapılan değişiklik ile söz konusu kesilen tutarların genel bütçeye aktarılması ve bu kapsamdaki hizmetlerin finansmanının Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinden karşılanması öngörülmektedir.

 

6) 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda Yapılan Düzenlemeler

 

a) Hali hazırda Maliye Bakanlığı, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa tabi kurumların yapacağı ödemelerde ve Kamu İhale Kanununa tabi kurumların, ilgili Kanun kapsamında hak sahiplerine yapacağı ödemeler ile bazı harçların ödemesi sırasında ödemeyi yapacak olanın Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcu bulunup bulunmadığına ilişkin belge istemektedir. Yapılan düzenleme ile mevcut Kanun hükmü kapsamına,  kamu tüzel kişiliğini haiz kurum ve kuruluşların istisna kapsamında olanlar dahil mal veya hizmet alımları ile yapım işleri nedeniyle hak sahiplerine yapacakları ödemeler de alınmaktadır. Meslek kuruluşları ile vakıf üniversiteleri ise yeni düzenlemenin kapsamı dışında tutulmuştur. Böylece yapılacak ödemelerden istihkak sahiplerinin kamuya olan borçlarının kesilerek ilgili tahsil dairesine aktarılması zorunluluğu getirilmekte ancak işçi ücret alacaklarının öncelik hakkı korunmaktadır.

 

b) Mevcut düzenlemede amme alacağının kredi kartı ile ödenmesi sırasında bankalar komisyon alabilmektedir. Yapılan düzenleme ile kredi kartına ek olarak banka kartı ve diğer benzeri kartlar ile yapılan ödemelerden de bankaların komisyon alabilmesine imkan sağlanmaktadır.

 

c) Kamu alacağı nedeniyle oluşan ihtiyati hacze yapılacak itiraz süresi 7 günden 15 güne çıkarılmaktadır. Mevcut düzenlemede kamuya borcu bulunanlara tebliğ edilen ödeme emrine göre borçlunun 7 gün içerisinde borcunu ödemesi gerekirken yapılan düzenleme ile bu süre 15 güne çıkarılmaktadır. Ayrıca borçlunun mallarını elinde bulunduran 3. Kişilerin mal bildirim yükümlülüğünün süresi 7 günden 15 güne çıkarılmaktadır.

 

d)  Teminatlı alacakların paraya çevrilmesinden önce borçluya yapılan tebliğ ile verilen 7 günlük ödeme süresi 15 güne çıkarılmaktadır.

 

e) Ödeme emrine karşı dava açma ve davası reddedilenler için mal bildiriminde bulunma süreleri 7 günden 15 güne çıkarılmaktadır. Mal bildiriminde bulunmayanlar hakkında uygulanacak hapsen tazyik kararı alınması için geçmesi gereken 7 günlük süre 15 güne çıkarılmaktadır.

 

7) 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

a) Her nevi mobil elektronik haberleşme işletmeciliği kapsamındaki (ön ödemeli hatlara yüklemeler için yapılan satışlar dâhil) tesis, devir, nakil ve haberleşme hizmetlerinde Özel İletişim Vergisi (ÖİV) yüzde 25’ten yüzde 7,5’e düşürülmektedir.

Radyo ve televizyon yayınlarının uydu platformu ve kablo ortamından iletilmesine ilişkin hizmetlerinde ÖİV yüzde 15’ten yüzde 7,5’e düşürülmektedir.

Kablolu,  kablosuz ve mobil internet servis sağlayıcılığı hizmetinden alınan ÖİV yüzde 5’ten yüzde 7,5’e çıkarılmaktadır.

Diğer ÖİV oranları ise yüzde 15’ten yüzde 7,5’e düşürülmektedir.

 

b) Yapılan düzenleme ile Türkiye’de gerçekleşip gerçekleşmesine bakılmaksızın vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri sonucunda lehe alınan paraların banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisna edilmesi amaçlanmaktadır.

 

8) 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Yapılan Düzenlemeler

 

Spor Toto Teşkilat Başkanlığının bayilik vermesine ilişkin hükümlerdeki tereddütler giderilmekte, ayrıca bayilik verme işlemlerinin tamamının veya bir kısmının başbayi tarafından yapılabilmesine olanak tanınmaktadır.

 

9) 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi

 

Şans oyunları ile gerçek ve tüzel kişilerce düzenlenen yarışma ve çekilişlerde kazanılan ikramiyeler için uygulanan Veraset ve İntikal Vergisi yüzde 10’dan yüzde 20’ye çıkarılmaktadır.

 

10) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

a) Götürü gider yöntemini seçen mükellefler, kira gelirlerinden istisna tutarını düştükten sonra kalan tutarın % 25’i oranındaki götürü gideri gerçek giderlere karşılık olmak üzere indirebilme oranı,  yüzde 15’e düşürülmektedir.

b) Yapılan düzenleme ile

  • Kurum kazançlarından kurumlar vergisi ödendikten sonra kalan dağıtılabilir karların tevkifata tabi tutulduktan sonra sermayeye eklenmesi halinde, yapılan tevkifatın sermayeye eklenen kazanca isabet eden kısmının red ve iade olunması,
  • Sermayeye eklenmeyip dağıtıma tabi tutulması halinde ise yapılacak olan tevkifatın; dağıtılan kazançlar üzerinden tam mükelleflerden tam mükelleflere ve tam mükelleflerden dar mükelleflere dağıtılan hisse senedi kar payları ve iştirak hissesi kar paylarından doğan kazançlar üzerinden yapılacak olan tevkifattan mahsup edilmesi,
  • Mahsuba konu tutarın kar dağıtımına bağlı olarak hesaplanan vergiden fazla olması durumunda fark tutarın veya hesaplanan verginin bulunmaması halinde dağıtılan kazanca isabet eden tevkifat tutarının kuruma red ve iade edilmesi,

öngörülmektedir.

 

c) Gelir Vergisi tarifesinin üçüncü dilimindeki gelirler için yüzde 27 olarak uygulanmakta olan oran yüzde 30’a çıkmakta ve gelir vergisi tarifesinin dördüncü gelir dilimi buna göre revize edilmektedir.

 

d) Mevcut durumda Eylül ayından itibaren bir kısım çalışanların ücretleri, vergi dilimi yüzde 20’ye girdiği için 1.404 TL’nin altına düşecektir. Değişiklik ile çalışanların eline geçen asgari ücretin yılsonuna kadar net 1.404,06 TL’nin altına düşmemesi amaçlanmaktadır. Ayrıca bu kapsamda daha önce verilmiş beyannameler nedeniyle fazla ödenmiş vergiler vergi sorumlularınca çalışanlara iade edilecektir.

 

11) 213 sayılı Vergi Usul Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

a) Vergisel işlemlerle ilgili hususlarda vergi dairesi ile mükellefler arasındaki iletişimde kullanılan adreslerde etkinliği sağlamak amacıyla değişikliğe gidilmişitir. Bu kapsamda bazı adresler bilinen adres olmaktan çıkarılmış, bunun yanında mükelleflerin MERNİS kayıtlarında yer alan yerleşim yeri adresleri bilinen adresler arasına alınmaktadır. Ayrıca, tebligatın hangi durumlarda hangi adreslere ve kimlere yapılacağına ilişkin hususlarda düzenleme yapılmaktadır.

 

b) Geçici ayrılmalar da dahil olmak üzere, tebliğ yapılacak olanların işyerlerinde veya yerleşim yerlerinde bulunamaması halinde tebliğin nasıl yapılacağı hususu düzenlenmektedir. Bu çerçevede, mükellefin işyeri adresinde bulunamaması halinde MERNİS’te kayıtlı yerleşim yeri adresine gidilmesi esası getirilmekte ve 7201 sayılı Tebligat Kanununda yer alan kapıya yapıştırma usulüyle tebligata ilişkin benzer düzenlemeye 213 sayılı Kanunda da yer verilmektedir.

 

c) Tebliğin ilanen yapılacağı haller, yukarıda yapılan düzenlemelerle uyumlu hale getirilmiş ve  MERNİS’te kayıtlı yerleşim yeri adresi bulunmaması halinde de tabliğin ilanla yapılabilmesine olanak sağlanmaktadır.

 

d) Mükelleflere verilen hizmetlerin elektronik ortama taşınması kapsamında süresinden sonra verilen bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelere istinaden düzenlenen ihbarnamelerin mükellef, vergi sorumlusu veya bunların elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verdiği gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda iletilebilmesine imkân sağlanmaktadır. Ayrıca elektronik ticaretin kayıt altına alınması ve etkinliğin artırılması amacıyla gerekli düzenlemeleri yapma hususunda Maliye Bakanlığına yetki verilmektedir.

 

e) MERNİS üzerinden takibi mümkün olan ikamet adreslerinin bilinen adresler arasına alınmasıyla birlikte mükelleflerin ikametgâh adresi değişikliklerini vergi dairelerine bildirme zorunluluğu kaldırılmaktadır.

 

12) 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

İhtiyaç sahibi öğrencilerin eğitimlerini tamamlamaları için Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna ait yurtlardaki öğrencilerin beslenme ve barınma yardımını daha uzun süre alabilmeleri öngörülmüştür. Bu kapsamda vergi muafiyeti tanınan vakıflar ile kamu yararına çalışan derneklere ait yükseköğretim yurtlarında barınan öğrenciler ve Kuruma ait yurtlarda barınan öğrenciler ayrılmıştır.

 

13) 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

a) MTV tarifesine eklenecek olan taşıt değeri ibaresi tanımlanmaktadır. Buna göre Taşıt değeri: Taşıtların teslimi, ilk iktisabı ve ithalinde hesaplanacak özel tüketim vergisi hariç, katma değer vergisi matrahını oluşturan unsurlardan teşekkül eden değeri ifade etmektedir.

 

b) Otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzerlerinin vergilendirme usulü değiştirilmektedir. Buna göre mevcut vergi tarifesindeki motor hacmi ve araç yaşı ölçütlerine taşıt değeri ibaresi de eklenmektedir. Bu tarife 1.1.2018 tarihinden itibaren geçerli olacak,  2017 ve daha eski model araçlar için ise farklı bir tarife uygulanacaktır.

 

c) MTV tarifesinde yapılan değişikliğe bağlı olarak yeniden değerleme oranına göre artırılan vergi miktarlarının taşıt değeri için de uygulanmasına olanak sağlanmaktadır. Bakanlar Kuruluna taşıt değerlerini ayrı ayrı ya da birlikte belirleme yetkisi verilmekte ve taşıt değerlerinin hesabında yüz liraya, ödenmesi gereken vergi miktarlarında ise bir liraya kadar olan kesirler dikkate alınmayacağı belirtilmektedir.

 

d) Otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzerlerinin vergilendirme usulünün Kanunla değiştirilmesine bağlı olarak mevcut tarifenin, 31/12/2017 tarihinden önce kayıt ve tescil edilmiş taşıtlar için uygulanmasını sağlamak üzere geçici madde düzenlenmektedir.

 

14) 210 sayılı Değerli Kağıtlar Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

Noter kâğıtları, pasaportlar, ikamet izni, kimlik kartları gibi listede sayılan değerli kâğıtlar hali hazırda Maliye Bakanlığının muvafakati ile, ilgili bakanlık ve daireler tarafından hazırlanıp bastırılmakta iken, bunlara kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının da eklenmesi öngörülmektedir.

 

15) 474 sayılı Gümrük Giriş Tarife Cetveli Hakkında Kanunda Yapılan Düzenlemeler

 

Gümrük Giriş Tarife Cetveli Hakkında Kanunun ekinde yer alan gümrük vergilerine ilişkin had ve nispetlerden “muaf” olarak belirlenenler “0” olarak değiştirilmiştir.  Ayrıca Bakanlar Kuruluna, söz konusu Kanunun eki Gümrük Giriş Tarife Cetvelinde yer alan eşyaların gümrük vergisi had ve nispetlerini 50’ye kadar yükseltme yetkisi verilmektedir.

 

16) 488 sayılı Damga Vergisi Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

a) Damga Vergisi Kanununda yer alan sözleşmeler ile ilgili kâğıtlar, kararlar ve mazbatalar, ticari işlemlerde kullanılan kâğıtlar, makbuzlar ve diğer kâğıtlardan alınan maktu ve nispi vergilerle ilgili olarak Bakanlar Kuruluna yetki verilmektedir. Buna göre Bakanlar Kurulu kâğıt türleri itibarıyla ayrı ayrı veya birlikte olmak üzere; maktu vergileri on katına, nispi vergileri ise bir katına kadar artırmaya, uygulanmakta olan maktu vergileri yarısına kadar, nispi vergileri ise sıfıra kadar indirmeye, bu had ve miktarlar arasında yeni had, miktar ve nispetler tespit etmeye yetkili kılınmaktadır.

 

b) Özel amaçlı kuruluşlardan temin edilen fonların kamu özel işbirliği çerçevesinde gerçekleştirilen projelerin finansmanında kullanılması şartıyla, fonların kullandırılmasına ilişkin olarak düzenlenen kağıtlar ile bunların teminatı ve geri ödenmesine ilişkin işlemler nedeniyle düzenlenen kağıtlara damga vergisi istisnası sağlanmaktadır.

 

17) 492 sayılı Harçlar Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

a) Kamu özel işbirliği projelerinin finansmanı için yurtdışında ihraç edilen menkul kıymet karşılığında fon temin etmek için kurulan özel amaçlı kuruluşların, bu fonları proje yüklenicisi firmalara kullandırmasına ilişkin işlemler ile bunların teminatı ve geri ödenmesine ilişkin işlemlerin yargı harçları dışında kalan harçlardan istisna tutulması öngörülmektedir.

 

b) 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin beşinci fıkrası kapsamında, transfer fiyatlandırması uygulamasında, ilişkili kişilerle yapılan mal ya da hizmet sunumunda uygulanacak fiyat veya bedelin tespitine ilişkin usuller, mükellefin talebine müteakip Maliye Bakanlığı ile anlaşmak suretiyle belirlenebilmektedir.

 

c) Kamu özel işbirliği projelerinin teşviki amacıyla 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (8) sayılı Tarifede yer alan ve proje sürecinde ödenmesi gereken başvuru harcı ve yenileme harcının kaldırılması öngörülmektedir.

 

18) 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

a) Bir anonim şirket olarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının organları arasında daha önce yer alan “denetleme kurulu” 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda anonim şirketlerin organları arasından çıkarılmıştır. 6102 sayılı Kanun ortaya çıkan yeni hukuki duruma uyum kapsamında 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun Denetleme Kuruluna ilişkin hükümlerinin yürürlükten kaldırılması öngörülmektedir.

 

b) 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun mülga 44 üncü maddesi yeniden düzenlenerek Bankaya gerçek ve tüzel kişilerden bilgi isteme yetkisi tanınmaktadır. Aynı zamanda bilgilerin kapsamı, toplanması ve izlenmesi yöntemi, derlenmesi, saklanması, paylaşılması, doğruluğunun denetimi sürecinde bağımsız denetimin de yer alması, gerektiğinde teknik danışmanlıktan da yararlanılması gibi uygulama ayrıntılarının belirlenmesi hususlarında Bankaya yetki verilmektedir.  Ayrıca uygulamada destek hizmeti kuruluşundan yararlanılması durumunda, bu kuruluşların çalışanlarına da Banka çalışanları ile aynı hukuki esaslar dahilinde sır saklama yükümlülüğü öngörülmektedir.

 

c) Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına verilen gerçek ve tüzel kişilerden bilgi isteme yetkisi kapsamında bilgi ve belgelerin verilmemesi, gerçeğe aykırı verilmesi ya da usule uygun olmayan biçimde verilmesi fiillerinin adli suç kapsamına alınması öngörülmektedir.

 

d) Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında, bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte görevde bulunan Denetleme Kurulu üyelerinin, başka bir nedenle görevlerinin sona ermesi hali hariç, ilk Genel Kurul toplantısı bitimine kadar görev yapması öngörülmektedir.

 

e) Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası “denetleme kurulu”nun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda anonim şirketlerin organları arasından çıkarılmasıyla birlikte oluşan yeni hukuki duruma uygunluk kapsamında 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun Denetleme Kuruluna ilişkin hükümler içeren 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile 23 üncü ve 24 üncü maddeleri yürürlükten kaldırılmaktadır.

 

19) 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

Takdir komisyonlarınca 2018 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin, 2017 yılında uygulanan birim değerlerin belirli bir yüzdesini geçmemesi öngörülmektedir. Takip eden 2019, 2020 ve 2021 yıllarında da bina ve arazi vergi değerlerinin hesabında 2018 yılı için esas alınan birim değerleri üzerinden işlem yapılması amaçlanmaktadır. Ayrıca, emlak vergi değeri veya asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri esas alınarak uygulanan vergi, harç ve diğer mali yükümlülüklerde de bu düzenleme ile belirlenen değerlerin dikkate alınması öngörülmektedir.

 

20) 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca kurulmasına yönelik çalışmalar başlatılmış olan Mevsimlik Tarım İşçileri Bilgi Sistemi (e-METİP)’in sürekli ve sağlıklı veri temini için mevsimlik tarım işçilerinin çalışmak amacıyla bulunduğu illerde yerleştiği alanlarda yalnızca kimlik numarasının alınmasının yeterli sayılması, ayrıca işverenin veya aile reisinin yapacağı bir bildirim aranmaması öngörülmektedir.

 

21) 2813 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanunda Yapılan Düzenlemeler

 

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na Maliye Bakanlığının da görüşünü almak suretiyle hazırlayacağı usul ve esaslar çerçevesinde ve ayrıca maddede düzenlenen esaslar dahilinde münhasıran Kurum alacaklarına (tahsiline aracılık ettiği alacaklar ile Hazine payına ilişkin cezai şart hariç) ve borçlarına ilişkin uzlaşma yetkisi verilmektedir. Verilen bu yetkiyle, alacak ve borçlardaki muhatapların yargısal yollara daha az başvurmasının sağlanması ve bunun sonucunda Kurum’un dava/takip yükünün azaltılması ile Kurum alacaklarının tahsilinde etkinlik amaçlanmaktadır.

 

22) 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu kapsamında bakıma ihtiyacı olan engellilere özel bakım merkezlerinde sunulacak bakım hizmetinin karşılığı olarak belirlenecek kişi başına aylık bakım ücreti tutarının üst limitine ilişkin bir katsayı ve bakıma ihtiyacı olan engellinin evde bakımına destek için verilecek aylık sosyal yardım tutarına ilişkin bir katsayı bulunmaktadır. Bu katsayının, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenmesi öngörülmektedir.

 

23) 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

Vakıflar Genel Müdürlüğünün sadece mazbut vakıflar ile temsilen yönetilen mülhak vakıflara ait kültür ve tabiat varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi ile yetkili kılınmaktadır. Diğer kamu kurum ve kuruluşlarının yanında gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunma ve değerlendirilmesinin de 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uygun olarak kendileri tarafından sağlanması öngörülmektedir.

 

24) 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

a)5/6/1945 tarihli ve 4749 sayılı Kanunla uygun bulunan Şikago Sözleşmesinin 17 numaralı eki gereğince oluşturulması gereken Milli Sivil Havacılık Güvenlik Kurulunun kanuni dayanağı oluşturulmaktadır. Ayrıca Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü havacılık güvenliği alanında Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığını muhatap almakla birlikte Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı ve diğer kurum ve kuruluşlar ile koordineli bir şekilde sivil havacılık güvenlik yapılanmasının kurulması amaçlanmaktadır.

Aynı zamanda havaalanında görevli bulunan havaalanı mülki idare amirlerinin havacılık güvenliğine ilişkin görev, yetki ve sorumluluklarının İçişleri Bakanlığının uygun görüşü üzerine Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenmesi öngörülmektedir.

Sivil havacılıkta karşılaşılabilecek yasadışı tehditlere karşı güvenlik ve risk değerlendirmesi yapmak amacıyla seyahat edecek kişilerin bilgilerinin toplanabilmesinin, işlenebilmesinin ve talep halinde havayolu işletmeleri veya kurumlar tarafından üçüncü ülkelerle İçişleri Bakanlığının uygun görüşü ile paylaşılması öngörülmektedir.

Ülkemiz hava araçlarında silahlı güvenlik görevlisi bulundurulması ve yabancı tescilli sivil hava araçlarında özel eğitimli ve silahlı güvenlik görevlileri bulundurulmasına, İçişleri Bakanlığınca mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde izin verilmesi öngörülmektedir.

 

b) Havaalanlarında bekleyen hava araçlarının malikleri/işleticilerine ulaşılamaması yada terk edilmiş olması durumunda terkini, satışı ve havaalanlarından kaldırılmasının sağlanması öngörülmektedir. Ayrıca kaza durumlarında hava aracının itibari ya da fiili harabiyete uğradığına dair maddede ifade edilen yetkili kurumlardan rapor verilmesi halinde ilgili hava aracının sicilden terkini yapılarak hurdaya ayrılabilmesi öngörülmektedir. Bu şekilde hurdaya ayrılan hava araçlarının, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün ruhsatlandırdığı havaalanı işleticisi tarafından açık artırma usulü ile satılarak ilgili masrafların düşülmesinin ardından bedelin bir kamu bankasında açılacak hesaba depo edilmesi öngörülmektedir. Ayrıca alacakların tasfiyesinden sonra kalan miktarın satıştan itibaren beş yıl içinde hak sahiplerinin müracaatları halinde kendilerine iade edilmesi, bir müracaatın olmaması halinde söz konusu bedelin Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü bütçesine gelir kaydedilmesi öngörülmektedir.

 

25) 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

a) Türkiye’de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmayanların, KDV mükellefi olmayan gerçek kişilere elektronik ortamda sunduğu hizmetlerde KDV’yi kendilerinin beyan edip ödemesi öngörülmektedir.

 

b) Cep telefonu abonelerinin yurtdışında yaptıkları kullanımlara ilişkin yurtdışında bulunan operatörlerin yurtiçindeki operatöre yansıttığı ve yurtiçi operatörün de aboneye yansıttığı roaming hizmetine ilişkin bedel KDV istisnası kapsamına alınmaktadır. Bu şekilde anılan bedel 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 39 uncu maddesindeki hüküm kapsamında ÖTV istisnası kapsamına da girecektir. Ayrıca, bankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin bankalara devir ve teslimlerinde tanınan KDV istisnasının kapsamının finansal kiralama ve finansman şirketlerine yapılan devir ve teslimleri de içine alacak şekilde genişlemesi öngörülmektedir.

 

c) İmalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında 2017 yılında yapılan inşaat harcamalarında KDV iadesi uygulamasının 2018 yılında da devam etmesi öngörülmektedir.

 

d) Eğitimde Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesi kapsamında yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin vergi ve benzeri mali yükümlülüklerde istisna sağlanması öngörülmektedir.

 

26) 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

a) Arazi toplulaştırma uygulamalarında, elbirliği mülkiyet olarak tescilli parsellerin paylı mülkiyete geçişinin uygulayıcı kuruluş tarafından resen gerçekleştirilebilmesi öngörülmektedir. Ayrıca bu uygulamaların gerçekleşmesi esnasında tapuya kayıtlı olup tescile esas belgesine aykırılığı tespit edilen hisse hataların da yine uygulayıcı kuruluş tarafından resen düzeltilebilmesi öngörülmektedir.

 

b) 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu kapsamındaki uygulama alanlarında yer alan tarım arazilerinin tarım dışı amaçlarla kullanılmasına ilişkin taleplerin 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümlerinin kapsamında değerlendirilmesi öngörülmektedir.

 

27) 3213 sayılı Maden Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

a) Madencilik faaliyetlerindeki izinler kapsamında gerçekleştirilen çevresel etki değerlendirmesi işlemlerinin en geç üç ay içinde bitirilmesi, bu süre içerinde bitirilememesi halinde çevresel etki değerlendirmesi ve diğer izin başvuruları ile ilgili olumlu karar verilmiş sayılması öngörülmektedir. Bu şekilde, arama faaliyetlerinin daha hızlı yapılması, sonucunda bulunmuş doğal kaynakların ekonomiye hızlı bir şekilde kazandırılması ve bulunmuş maden kaynağının işletmeye alınması sürecinde yaşanan gecikmelerin minimize edilmesi amaçlanmaktadır.

 

b) Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından ihale edilebilen maden sahaları ile 47 nci maddesi kapsamında bedeli karşılığında ihtisaslaşmış Devlet kuruluşları ile bunların bağlı ortaklıklarına Bakan onayı ile devredilebilen buluculuk hakkı kazanmış maden ruhsat sahalarından işletme ruhsatı düzenlendiği tarihten başlamak üzere, ilk on yıl süreyle 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında herhangi bir bedel alınmaması öngörülmektedir. Bu şekilde anılan sahaların ihalesinin ve yatırımlarının cazip hale getirilmesi ve yatırım ortamının iyileştirilmesi amaçlanmaktadır.

 

c) Mevcut uygulamada maden arama döneminde arama faaliyetlerinin yapılmaması durumunda ruhsatla muhafaza ederek ceza ödemek suretiyle bir sonraki arama dönemlerine geçilebilmektedir. Genel arama dönemi sonuna kadar ön arama ve genel arama faaliyetlerinin yapılmaması ve raporlarının Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğüne verilmemesi halinde ruhsatların iptal edilmesi öngörülmektedir. Ayrıca jeolojik haritalama, jeofizik etüd, sismik ve karot, kırıntı ve numune almaya yönelik sathi hazırlık işlemleri için çevresel etki değerlendirmesi kararı aranmaması öngörülmektedir. Maddenin gerekçesinde; madencilik faaliyetlerinin “arama” safhasını oluşturan, üretime yönelik olmayan ve kalıcı kirlilik, atık, artık bırakmayan faaliyetlerden oluşan bu aşama için makro değerlendirmeleri kapsayan ÇED raporunu istemenin çok rasyonel olmadığı değerlendirilmektedir.

 

d) Beklenmeyen hâller dışında üç yıldan fazla üretim yapmayan ruhsat sahibine 50.000 TL idari para cezası verilmekte ve cezanın uygulanmasından itibaren bu durumun tekrarının tespiti hâlinde ise ruhsat iptal edilmektedir. Söz konusu düzenleme ile, işletmenin izin tarihinden itibaren beş yılın herhangi üç yılında beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %30’undan az olması durumda 50.000 TL’lik idari para cezası verilmesi ve cezasının uygulanmasından itibaren takip eden üçer yıllık dönemde yapılan toplam üretim miktarının projede beyan edilen yıllık üretim miktarının %30’undan daha az olması durumunda ruhsatın iptal edilmesi öngörülmektedir. Ayrıca idari para cezası hariç diğer oranları iki katına kadar artırmaya, yarıya kadar indirmeye ve ruhsat türlerine göre farklılaştırmaya Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı’nın yetkili olması da öngörülmektedir.

 

e) Türkiye Taşkömürü Kurumu ile Türkiye Kömür İşletmelerinin uhdelerinde bulunan maden ruhsatlarını işletmeye, işlettirmeye ve bunları bölerek yeni ruhsat talep etmeye yetkilendirilmesi öngörülmektedir. Böylelikle, atıl vaziyetteki sahaların ekonomik, güvenli ve rantabl şekilde değerlendirilmesine olanak sağlanması amaçlanmaktadır.

 

28) 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

a) Şehit anne, baba ve kardeşlerinin istihdam hakkını kullanmaması durumunda bu hakkın şehit çocukları veya şehidin eşi tarafından kullanabilmesi öngörülmektedir.  Ayrıca 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun ek 1 inci maddesi kapsamında istihdam hakkı bulunan hak sahiplerine ilişkin yaş sınırı ortadan kaldırılmakta ve yaş sınırı aranmaksızın bu haktan yararlanması öngörülmektedir.

 

b) Terörle mücadele esnasında yaralanan vazife malulleri ile 15 Temmuz Darbe Kalkışmasının bastırılması esnasında yaralananlardan ilköğretim, ortaokul ve ilkokul mezunları memur unvanlı kadro ve pozisyonlara atanamamaktadır. Yapılan düzenleme ile bu kişilerin “hizmetli” unvanlı kadro ve pozisyonlar yerine “memur” unvanlı kadro ve pozisyonlara atanabilmeleri öngörülmektedir.

 

c) Maddenin yayımı tarihine kadar geçen süre içerisinde hizmetli unvanlı kadro ve pozisyonlara ataması yapılan ve halen bu unvanda görev yapan gazilerin kadro ve pozisyonlarının memur unvanlı olarak değiştirilmesi öngörülmektedir.

 

29) 4342 sayılı Mera Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

Endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri, organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler ile sanayi sitesi ve bunların ilave alanları için ihtiyaç duyulan alanlar için mera, yaylak ve kışlakların tahsis amacını değiştirilmesi durumunda ödenecek olan ot bedelinden muafiyet sağlanması öngörülmektedir.

 

30) 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

a) İşsizlik ödeneği ödeme tarihinin ayın beşinci gününde yapılması esası getirilmesi ve gerek görülen durumlarda daha erken ödeme yapılabilmesine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanına yetki verilmesi öngörülmektedir. Düzenlemede işe giriş, emeklilik ve benzeri durumların tespit edilerek yersiz ödemelerin oluşmasının mümkün olduğunca önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.

 

b) Uygulamada 5544 sayılı Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanunu kapsamında yetkilendirilmiş sınav ve belgelendirme kuruluşlarının gerçekleştirdiği sınavlarda başarılı olan kişilerin Mesleki Yeterlilik Belgesine ilişkin sınav ve belge ücretinin 2017 yılının sonuna kadar tamamı, 2018 yılının başından 2019 yılının sonuna kadar da yarısı İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanmaktadır. Bu uygulamanın 2019 yılı sonuna uzatılmakta ve sınav ile belge ücretlerinin ise tamamının Fondan karşılanması öngörülmektedir.

 

31) 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun yürürlüğe girmesinden önce OSB’lerde bağımsız bölüm oluşturulmak suretiyle kiraya verilen tesislerin şartları sağlaması koşuluyla birden fazla kiracıya kiralanabilmesi öngörülmektedir. Böylece hak sahiplerinin ve katılımcıların binalarının tamamını kullanamaması veya kiraya verememesi gibi sebeplerle boş ya da atıl kalmasının önüne geçilmesi hedeflenmektedir.

 

32) 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda Yapılan Düzenlemeler

 

a) Savunma, güvenlik, adalet ve istihbarat hizmetleri hariç tüm kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan ve on yılını doldurmuş bulunan kamu konutlarının ihale yoluyla satılarak ekonomiye kazandırılması amaçlanmaktadır. Buna göre, kat mülkiyeti tesis edilmemiş olanların zemini ve üzerindeki yapılarla birlikte bir bütün olarak, kat mülkiyeti tesis edilenlerin ise bağımsız bölümler halinde ve içinde oturana öncelik tanınmak suretiyle ihale yoluyla satılması planlanmaktadır.

İstisna tutulan savunma, güvenlik, adalet ve istihbarat hizmetlerinde kullanılan konutların ekonomiye kazandırılması konusunda ise Maliye Bakanlığı teklifi ile Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır.

Bu satışlardan elde edilecek gelirlerin ilgili idarenin yatırım bütçesine kaydedilmesi ve öncelikli olarak personel için konut yapımında kullanılması öngörülmüştür.

 

b) 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunda yer alan şartları taşıyan ve Maliye Bakanlığınca yapılan tespitler sonucu hak sahibi olduğu belirlenen vatandaşlarımıza belediye ve mücavir alan sınırları içinde yer alan Hazineye ait tarım arazilerinin rayiç bedel üzerinden satılması, bu satış işlemlerinde 6292 sayılı Kanunun tarım arazilerinin satışına ilişkin hükümlerinin kıyasen uygulanması öngörülmektedir. Kiracı, işgalci veya paydaş olarak kamuya ait tarım arazilerinden yararlananların arazi sahibi olması sağlanması ve kamu taşınmazlarının etkin kullanımı amaçlanmaktadır.

Ayrıca, satılan tarım arazilerinin satışından yirmi yıl içerisinde imar planında tarım dışı amaca ayrılması halinde, güncel rayiç bedeli ile satış tarihinden itibaren Yİ-ÜFE oranında artırılarak güncellenen rayiç bedeli arasındaki fark, en son kayıt malikinden tahsil edilecektir. Böylece imar değişikliği ile oluşacak değer artışının kamu aktarılması amaçlanmaktadır.

 

c) Sınırlı ayni hak tesis edilen Hazine taşınmazların satışında, satıl bedelin en az yüzde otuzunun peşin, kalanının ise en fazla beş yılda on taksitle ve kanunî faizi ile birlikte ödenmesi öngörülmektedir. Böylelikle, yatırımcının bu taşınmazları yapı ve tesis kurarak değerlendirdiği göz önüne alınarak taksit sayısı ve sürenin artırılması suretiyle yatırımcının desteklenmesi amaçlanmaktadır.

 

d) Belediye ve mücavir alan sınırları içinde yer alan ve Maliye Bakanlığınca tespit edilen, Hazineye ait taşınmazlardan, 19/7/2003 tarihinden önce üzerinde yapılanma olanlar; öncelikle yapı sahiplerine satılmak ya da genel hükümlere göre değerlendirilmek üzere ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilmesi yönünde bir düzenleme bulunmaktadır. Bu düzenlemede yer alan tarih 31/12/2009 olarak değiştirilmiş, 19/7/2003 ile 31/12/2009 tarihleri arasında Hazineye ait taşınmazlar üzerinde ev, işyeri gibi yapı yapan vatandaşlarımızın bu amaçla belediyelere devredilen Hazine taşınmazlarını satın almalarına olanak tanınmıştır. Bu sayede, yapı sahibi vatandaşlar ile ihtilafların çözülmesi ve aynı zamanda bu yapıların belediyeye devredilmek suretiyle kentsel dönüşüme açılması amaçlanmaktadır.

 

e) Kültür ve Turizm Bakanlığınca adına kesin tahsis yapılan, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca adına kesin izin verilen veya Maliye Bakanlığı tarafından lehine irtifak (üst) hakkı tesis edilen yatırımcı ve işletmecilerin bu kesin tahsis, kesin izin veya irtifak (üst) haklarına ilişkin düzenleme yapılmaktadır. Buna göre; varsa açılan davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız olarak feragat edilmesi, ödenmesi gereken herhangi bir borcunun bulunmaması ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde başvurulması halinde, kesin tahsis, kesin izin veya irtifak hakkı sürelerinin yeni bir sözleşme yapılarak 49 yıla kadar uzatılabilmesi öngörülmektedir. Süre uzatımı sayesinde, yatırımcıların tesis yatırımları için ihtiyaç duydukları krediyi temin etmelerinin kolaylaştırılması amaçlanmıştır.

 

f) 4325 sayılı ve 5084 sayılı kanunlarla getirilen teşvik uygulamaları kapsamında, bedelsiz olarak yatırımcılara devredilen taşınmazlar ile bedelsiz verilen kullanım izinlerine ilişkindir. Buna göre, taahhüt ettiği yatırımlar karşılığı bedelsiz olarak taşınmaz veya kullanım hakkı alan yatırımcıların, taahhüt ettikleri yatırım ve istihdam miktarına erişememeleri durumunda, 31/12/2017 tarihine kadar başvurmaları halinde taahhütlerini yerine getirmelerine yönelik iki yıl daha ek süreye sahip olmaları öngörülmektedir.

 

33) 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda Yapılan Düzenlemeler

 

a) Yaprak tütün satın alan firmaların tütün ihtiyaçlarını sözleşmeli üretim ile karşıladığı değerlendirilerek, yasadışı sarmalık kıyılmış tütün ticaretine kaynak oluşturan açık artırma için tütün üretimi ve açık artırma sisteminin kaldırılması öngörülmektedir.

 

b) AB mevzuatına uyum sağlama gayesi ile ilgili AB direktiflerinde tanımlanan yeni tütün mamullerinin (sigara, sarma tütün, pipo tütünü, nargile tütünü, puro, sigarillo, çiğneme tütünü, enfiye veya ağızdan kullanım için tütün kategorilerinden hiçbirine girmeyen tütün ürünleri) mevzuata aktarılması öngörülmektedir.

 

c) Tütün mamulleri üreten şirketlerin yanı sıra tütün işleme faaliyeti gösteren firmalar tarafından da ihracat amaçlı tütün ithalatı yapılabilmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır. Böylece makaron içine tütün doldurulması ve ticareti yasaklanmaktadır.  Makaron içine tütün doldurularak satışının ve ticaretinin yasaklanmasına koşut olarak, makaron veya yaprak sigara kağıdı içine ticari amaçla tütün veya tütün harici bir madde doldurulmuş olarak satanlara, satışa arz edenlere, bulunduranlara ve nakledenlere adli ceza öngörülmektedir. Ayrıca ticari amaçla yasadışı tütün alan, satan, satışa arz eden, nakleden veya bulunduranlar için de adli ceza düzenlemesi yapılmaktadır.

 

d) şahsi tüketim amacıyla bulundurulabilecek tütün ve alkollü içki miktarı düzenlenerek bunların cezadan muaf olduğu öngörülmüştür.

 

e) Sözleşmeli olarak ürettiği tütünü alıcısına satmayıp yasadışı yollardan satmak isteyenlere, yasal düzenlemelere aykırı olarak tütün üretenlere, makaron veya yaprak sigara kağıdı içine ticari amaçla kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde dolduranlara idari yaptırımlar ile daha önce kilograma göre değişen miktarda uygulanan idari para cezasının tek kademe olarak uygulanması öngörülmektedir.

 

f) Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından hangi konularda yönetmelik çıkarılıp bunlarla hangi konuların düzenlenebileceğine dair bir düzenleme öngörülmüştür. Tütün mamulleri, makaron ve yaprak sigara kağıdı üretim tesislerinin kurulumu ile tütün üretimine ilişkin diğer konularda (sözleşmeler, depolanma, nakil vs.) Kurumun yönetmelikle düzenleme yapabileceği öngörülmektedir.

 

34) 4734 sayılı Kamu İhale Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

a) 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun ‘tanımlar’ başlıklı 4’üncü maddesine ‘çerçeve anlaşma’ tanımı eklenmiştir. Buna göre, Hazine Müsteşarlığı tarafından genel şartları hazırlanan kefalet sigortasının banka teminat mektuplarına alternatif sigortacılık ürünü olması nedeniyle “teminat mektupları” tanımı maddeye eklenmiş ve kefalet sigortalarının da teminat mektubu gibi işlem görmesi öngörülmüştür.

 

b) Kefalet sigortası ile bankalar tarafından düzenlenen teminat mektuplarının teminat mektubu tanımı kapsamına alınması nedeniyle teminat mektupları, teminat kabul edilebilecek değerler arasında sayılmıştır.

 

c) 4734 sayılı Kanun’un 8’inci ek maddesinde, personel çalıştırılmasına dayalı hizmetler için ihaleye çıkılmadan önce statülerine göre kurumların Maliye Bakanlığı veya Özelleştirme İdaresi Başkanlığından uygun görüş alması zorunlu tutulmaktadır. Öngörülen düzenleme ile, çalıştırılacak olan personel sayısı ile ücret ve diğer mali haklara ilişkin tavanların belirlenmesi, ayrıca aynı nitelikteki hizmetlerde idareler arasındaki ücret farklılıklarının ortadan kaldırılması amacıyla uygun görüşün, ücret ve benzeri mali ödemelere ilişkin tavanları ve personel sayısını belirleyecek şekilde olması öngörülmektedir.

 

35) 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

Endüstri bölgeleri için imar ve parselasyon planları ile değişiklikleri süreçlerine ilişkin düzenleme yapılmış, buna göre Bakanlık internet sitesinde yayımlanan ve bir hafta içerisinde itiraz görmeyen planların yürürlüğe girmesi öngörülmektedir. Bu sayede plan süreçlerinin hızlandırılması amaçlanmaktadır.

 

36) 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Yapılan Düzenlemeler

 

a) 4749 sayılı Kanun’un 1’inci ek maddesindeki ‘tam mükellef’ ibaresi çıkarılarak Hazine Müsteşarlığının uluslararası fonlara da kaynak aktarabilmesine olanak verilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca Müsteşarlığın sadece girişim sermayesi fonlarına veya ortak yatırım fonlarına finansman sağlayan üst fonlara değil, girişim sermayesi başta olmak üzere diğer fonlara da kaynak sağlayabilmesi öngörülmektedir.

 

b) 2017 yılında büyümenin desteklenmesi amacıyla yürürlüğe konulan teşviklerin finansmanı, OVP’de öngörülen kur artışının borç servisini artırması ve Hazinenin ihtiyacını karşılamak üzere 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile belirlenen net borçlanma limitinin 37 milyar Türk Lirası kadar artırılması hedeflenmektedir.

 

37) 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

a) 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun istisnaları düzenleyen 7’nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinin (a) ve (c) alt bentlerinde öngörülen değişiklikle, ‘1,600 cm³’ü aşanlar’ın yanı sıra ‘Bakanlar Kurulunca aynı Kanunun 12 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (c) bendine göre özel tüketim vergisi matrahı esas alınarak fiyat grupları itibarıyla farklı oranlar belirlenmesi halinde, belirlenen en yüksek orana tabi olanların dışındaki taşıtlar’ın da istisna dışına alınması öngörülmektedir. Benzer şekilde, uygulama birliğini sağlamak maksadıyla, yukarıdaki düzenleme ile istisna dışına alınan bu taşıtların gümrük vergisi istisnasına bağlı olarak özel tüketim vergisi istisnası kapsamında yurtdışından alınabilecek taşıtlar arasından çıkarılması öngörülmektedir.

 

b) Sigaranın yanı sıra makaronların da özel tüketim vergisi kapsamına dahil edilerek vergileme ölçü ve matrahlarının belirlenmesi amaçlanmıştır.

 

c) 4760 sayılı Kanunun 12’nci maddesi ikinci fıkrasında Bakanlar Kurulunun sigara ve diğer tütün mamulleri için verilen oran, asgari maktu vergi tutarı ve maktu vergi tutarı belirleme yetkileri düzenlenmektedir. Önerilen değişiklikle makaron da sigara ve tütün mamullerinin yanı sıra kapsama dahil edilmiştir.

 

d) Öngörülen değişiklikle, 4760 sayılı Kanun’un (III) sayılı listesi (A) cetveline, meyvalı gazozlar ile enerji içecekleri ve meyve suyu özelliği göstermeyen içeceklerin özel tüketim vergisi kapsamına alınması düzenlenmektedir.

 

e) (III) sayılı liste (B) cetveline yapılan ekleme ile de makaronların özel tüketim vergisinin kapsamına alınması öngörülmektedir.

 

38) 4842 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda Yapılan Düzenlemeler

 

Savunma Sanayi Destekleme Fonu’na aktarılacak paylar düzenlenmekte, terörle mücadele ve küresel gerilimler göz önüne alınarak Fon’a aktarılan payların artırılması öngörülmektedir.

 

39) 5000 sayılı Türk Patent ve Marka Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda Yapılan Düzenlemeler

 

5000 sayılı Kanun’un Türk Patent ve Marka Kurumu’nun görevlerini düzenleyen üçüncü maddesinde öngörülen düzenleme ile, Kurumun yurt içi ve yurt dışında şirket kurabilmesine olanak sağlanmakta, sınai mülkiyet değerleme ve ticarileştirme faaliyetlerini daha etkin ve kapsamlı bir şekilde yürütmesi amaçlanmaktadır.

 

40) 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanun kapsamında yürütülen tüm iş ve işlemlerin elektronik ortamda yapılabilmesi, buna ilişkin usul ve esasları Maliye Bakanlığının Sayıştayın görüşünü alarak belirlemesi öngörülmüştür.

 

41) 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

Günümüzde ürünlerin fiyatları piyasa koşulları ile alıcı ve satıcı arasındaki serbest pazarlık sonucu belirlendiği için, nihai sanayi malının borsaya tabi maddeler arasından çıkarılması öngörülmekte, böylelikle bu ürünlerin alım-satımının borsa tesciline tabi olmaması ve muamele tescil ücreti ödenmemesinin sağlanması amaçlanmaktadır.

 

42) 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda Yapılan Düzenlemeler

 

Gelir İdaresi Başkanlığının teşkilatını düzenleyen 5345 sayılı Kanun’da öngörülen düzenleme ile, vergi kayıp ve kaçağı ile mücadele edilmesi, vergiye gönüllü uyumun ve tahsilatta etkinliğin artırılması amaçlarıyla mükellefiyet, vergilendirme ve risk analizine yönelik her türlü bilgi, veri ve istatistiği toplamak suretiyle Risk Analizi Sistemi oluşturma ve risk analizi çalışmaları yapmak da Başkanlığın görevleri arasına eklenmektedir.

 

43) 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

a) Tahsil edilen evrensel hizmet katkı payının hesaplanmasında esas alınan ‘net satış hasılatı’ tanımının 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu kapsamına alınması amaçlanmaktadır.

 

b) Evrensel hizmet katkı payının beyan ve ödeme süresinin değiştirilmesi ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna idari ücret ödeyen işletmecilerin evrensel hizmet katkı payı ödemelerinin takip ve tahsil yetkisinin Kuruma verilmesi düzenlemektedir.

 

44) 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

Arazi toplulaştırma çalışmalarında yol, kanal gibi ortak kullanım alanı olarak ayrılan yerlerde bulunan mahsul ve mütemmim cüzlerin bedellerinin ödenmesinde yaşanan sorunların çözümü amacıyla düzenleme öngörülmüştür. Ayrıca paylı mülkiyete geçiş sürecinde ve hataların düzeltilmesindeki anlaşmazlıkların mahkeme kararı veya tebligat yolu ile giderilmesi yerine daha hızlı çözümlenmesine yönelik düzenlemeler öngörülmüştür.

 

45) 5393 sayılı Belediye Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

a) Belediyelerin meclis kararıyla mabetlerin yanı sıra eğitim kurumlarına, yurtlara, okul pansiyonlarına ve hastanelere de indirimli bedelle ya da ücretsiz olarak içme ve kullanma suyu sağlayabilmesine olanak tanınmıştır.

 

b) Belediye meclisleri tarafından belirlenen su ve atık su bedellerine kamu kurum ve kuruluşları için ücret sınırlaması getirilmesi öngörülmekte; kamuya ait eğitim kurumları, yurtlar, okul pansiyonları ve hastanelerden abonelik, açma kapama, bağlantı, teminat, güvence bedeli, katılma payı ve benzeri ad altında herhangi bir ücret talep edilememesi düzenlenmektedir. Su tüketim bedellerinin makul bir düzeye indirilmesi ve uygulamada birlik sağlanması amaçlanmıştır.

 

46) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

Amme alacaklarının tahsilatının artırılması amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumu ile Maliye Bakanlığı arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik bir düzenleme öngörülmüştür. Buna göre, reddiyatın Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince yapılacağı hallerde amme idaresine olan muaccel borçlardan sonra SGK’ya prim ve diğer alacaklarının ödenmesi, reddiyatın SGK tarafından yapıldığı durumda ise SGK’nın alacaklarını mahsubundan sonra Bakanlıkça takip edilen amme alacaklarının tahsil edilmesi öngörülmektedir.

 

47) 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

a) Öngörülen düzenlemede, ortak dışı işlemleri vergiye tabii tutulup muafiyetini kaybeden kooperatiflere yönelik olarak ortak dışı işlem tanımlanmış ve hangi işlemlerin ortak dışı işlem sayılmayacağı (Kooperatiflerin faaliyetin icrasına tahsis ettikleri ve ekonomik ömrünü tamamlamış olan demirbaş, makine, teçhizat, taşıt ve benzeri amortismana tabi iktisadi kıymetleri elden çıkarmaları ile yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir işyeri veya konut elde etmeleri) hükme bağlanmıştır. Bu sayede kooperatiflerin muafiyetlerini kaybetmemeleri amaçlanmış ve kooperatiflerin ortak dışı işlemlerinden doğan kazançların Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslarla vergilendirileceği hükme bağlanmıştır.

 

b) Kurumların iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazların satışından doğan kazançlarına uygulanan istisna, bu kazancın %50’si (%75’ti) olarak yeniden düzenlenmiştir.

 

c) Banka dışı finansal kurumlar olan finansal kiralama ve finansman şirketlerinin de bankalara borçlu olanların ve bunların kefillerinin, bu borçlara karşılık olarak taşınmaz ve iştirak hisselerinin bankalara devrinden doğan kazançları ve bankaların bu şekilde elde ettikleri kıymetlerin satışından doğan kazançlarına tanınan kurumlar vergisi istisnası kapsamına alınması öngörülmüştür.

 

d) Yukarıda bahsedilen istisna oranı, taşınmazlar için %50, diğer kıymetler için %75 olarak yeniden belirlenmektedir.

 

e) Kooperatiflere ilişkin risturn istisnası hükümleri kaldırılmıştır.

 

f) Bankalar, finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri, finansman şirketleri, ödeme ve elektronik para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında faaliyette bulunan sermaye piyasası kurumları ile sigorta ve reasürans şirketleri ve emeklilik şirketleri için kurumlar vergisi oranının yüzde 20’den 22’ye yükseltilmesi öngörülmüştür. Ayrıca, Bakanlar Kurulu’na yeniden yüzde 20’ye indirme ve tekrar yüzde 22’ye çıkarma yetkisi hükme bağlanmıştır.

 

g) İmalat sanayii yatırımları için 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 32/A maddesi kapsamındaki yatırım teşviklerinden daha yüksek oranlarda faydalanılmasına imkân vermektedir. Öngörülen değişiklikle söz konusu uygulamanın 2018 yılında da geçerli olması amaçlanmaktadır.

 

48) 5737 sayılı Vakıflar Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

a) Özellikle eğitim ve yurt gibi hizmette süreklilik arz eden alanlarda kullanılacak; akaryakıt istasyonu ve tarımsal işletmeler gibi ticari olarak uzun süreli kiralama gerekliliği bulunan veya daha fazla taleple karşılaşarak kira geliri artacağı tahmin edilen vakıf taşınmazlarının azami kiralama süresini 3 yıldan 10 yıla çıkararak daha verimli şekilde değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

 

b) Vakfiyelerde yer alan hayır şart ve hizmetlerini yerine getirmek üzere, eğitim, sağlık, kültür veya sosyal yardım alanlarında faaliyet gösteren yurtdışındaki tüzel kişilere şartlı veya şartsız yardım yapılmasının önü açılmaktadır.

 

49) 5738 sayılı Spor Müsabakalarına Dayalı Sabit İhtimalli ve Müşterek Bahis Oyunlarının Özel Hukuk Tüzel Kişilerine Yaptırılması Hakkında Kanunda Yapılan Düzenlemeler

 

İhale sürecinde öngörülemeyen bir kesinti yaşanması durumunda, bahis oyunlarının kesintiye uğramadan devam ettirilmesi hedeflenmektedir.

 

50) 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

a) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yetkilendirilen ve elektronik haberleşme sektöründe faaliyet işletmecilerden, BTK Kurumunun masraflarına katkı sağlamak amacıyla alınmakta olan idari ücretlere alt sınır getirilerek, Kurumca yapılan idari masraflardan yarar sağlamakla beraber net satışları çok düşük veya hiç net satışı olmadığı için idari ücret alınmayan veya çok az alınan işletmecilerden asgari düzeyde bir katkının sağlanması amaçlanmaktadır.

 

b) Makineler arası (M2M) haberleşme aboneliklerinden alınan telsiz ücretlerine muafiyet getirilmesi öngörülmektedir. Düzenlemede son yıllarda kullanımında büyük artışlar yaşanan M2M haberleşmenin sağlayacağı sosyal ve ekonomik faydalarının artırılması hedeflenmektedir.

 

c) Telsiz ücretleri, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından belirlenen süre içerisinde Kurumun ilgili banka hesabına doğrudan ödenmesi ve ücretlerinin zamanında ödenmemesi halinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca takip ve tahsil edilmesi öngörülmektedir.

 

d) Mobil elektronik haberleşme hizmeti sunmak üzere yetkilendirilen işletmecilerinin telsiz ücretlendirme sisteminde değişiklik yapılması ve aylık net satışlarının yüzde beşini aylık dönemler itibarıyla hesaplamak suretiyle, ilgili olduğu ayı izleyen ayın son işgünü mesai bitimine kadar telsiz ücreti olarak ödemeleri öngörülmektedir.

 

e) İşletmelerin tüketicilerden haksız olarak ücret tahsil etmesi ve bu durumun tespitiyle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından ücretin aboneye iadesine hükmedilen fakat işletmecilerin aboneye ulaşamaması sebebiyle iadenin yapılamadığı durumlarda, bu iade bedellerinin iki yılsonunda evrensel hizmet geliri olarak bütçeye gelir kaydedilmesi sağlanmaktadır.

 

51) 6015 sayılı Devlet Desteklerinin İzlenmesi ve Denetlenmesi Hakkında Kanunda Yapılan Düzenlemeler

 

Devlet desteklerinin bildirimi ve denetlenmesine ilişkin yönetmeliklerin yürürlüğe konulmasına ilişkin tarih belirleme yetkisinin, Devlet Desteklerini İzleme ve Denetleme Kurulundan alınarak Bakanlar Kuruluna verilmesi amaçlanmaktadır.

 

52) 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında yönetmelik hazırlama ile ilgili yükümlülükleri olan resmi otoritelere, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı da dahil edilmesi ve işverenler tarafından hazırlanan güvenlik raporlarının Avrupa Birliği mevzuatına uyumlulaştırılması hedeflenmektedir.

 

53) 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda Yapılan Düzenlemeler

 

6360 sayılı Kanunun tüzel kişiliği kaldırılan köylerden alınması gereken vergi ve harçlara ilişkin muafiyet ve istisnaları düzenleyen geçici 1 inci maddesinin uygulama süresi 31/12/2020 tarihine uzatılmaktadır.

 

54) 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

Bankaların alacakları ile ilgili olarak ayırdıkları özel karşılıkların vergi matrahında gider olarak kabul edilmesi uygulamasının, finans sektöründe faaliyette bulunan finansal kiralama ve finansman şirketlerini de kapsaması sağlanmaktadır.

 

55) 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

a) Özellikle küçük ölçekli ve erken aşama şirketlerin finansman bulmakta yaşadıkları zorlukların aşılması, kitlesel fonlama platformları vasıtasıyla halktan toplanan paraların, belirli büyüklüklerin altında finansman ihtiyacı olan ve hızlı ilerleme potansiyeline sahip yenilikçi proje sahipleri ve girişim şirketlerine aktarılması ve finansman ihtiyacı olanların ağır bürokratik süreçlere tabi olmadan düşük maliyetlerle finansman sağlamaları amacıyla “kitle fonlaması”nın yasal altyapısının oluşturulması öngörülmektedir. Bu kapsamda, kitle fonlamasının bir finansman türü olarak mevzuatta tanımlanması ve usul ve esaslarını belirlenme yetkisinin de Sermaye Piyasası Kuruluna verilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca, kitle fonlama platformları aracılığıyla para toplayanların, halka açık ortaklık ve ihraççı tanımının dışında bırakılarak, bu platformlardan finansman sağlayacak girişimcilerin ve şirketlerin işlem maliyetlerinin düşürülmesi ve kitle fonlamasının sisteminin geliştirilmesi öngörülmektedir.

 

b) İzahname ve ihraç belgesi hazırlama yükümlülüğünün, kitle fonlaması vasıtasıyla halktan para toplanması durumlarında uygulanmaması öngörülmektedir

 

c)  Kitle fonlaması vasıtasıyla halkan para toplayan ortaklıkların pay sahibi sayısının beş yüzü aşması durumunda paylarının halka arz olunmuş sayılmaması öngörülmektedir.

 

d) Kitle fonlaması faaliyetinin, kitle fonlamasına aracılık eden ve elektronik ortamda hizmet veren kitle fonlama platformları tarafından borsa ve diğer teşkilatlanmış piyasalar haricinde ve bunlara ilişkin faaliyetlerden ayrı olarak gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda yurtdışındaki uygulamalara benzer şekilde, kitlesel fonlama faaliyetinin yürütüleceği elektronik ortam için “kitle fonlama platform”u tanımı getirilmekte ve bu platformların 6362 sayılı Kanunun 66 ncı maddesinde teşkilatlanmış pazar yerlerinin bir alt türü olarak geçen “sistem ve platformlar” ve “çok taraflı işlem platformları”ndan faklı olması öngörülmektedir. Ayrıca kitle fonlama platformlarının kurulabilmesi ve faaliyete başlaması için SPK’dan izin alınacağı ve platformların faaliyetlerinde uyacağı usul ve esasların SPK tarafından belirlenmesi öngörülmektedir.

 

e) Sermaye Piyasası Kurulundan izin almadan kitle fonlama platformları aracılığıyla halktan para toplandığı tespit edilen internet sitelerinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunca erişime kapatılmasına imkân verilmektedir.

 

56) 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

a) Düzenleme ile halkın ücretsiz kullanımına açık ve kamuya ait park, bahçe, tarihî ve ören yerleri ile trafik lambaları, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununda yer alan “genel aydınlatma” tanımından çıkarılmakta ve bu tesislerin aydınlatma giderlerinin artık genel bütçeden değil belediyeler veya ilgili kuruluşlar tarafından ödenmesi sağlanmaktadır.

 

b) Elektrik piyasasında faaliyet gösteren dağıtım şirketlerine sayaçları mühürleme yetkisi verilmektedir. Bunun yanında genel aydınlatmaya yönelik elektrik satın alınması dağıtım şirketlerinin faaliyet alanından çıkarılmaktadır.

 

c) Genel aydınlatmaya yönelik elektrik enerjisi satın alınmasının, TEDAŞ’ın sorumluluğuna verilmesi amaçlanmaktadır.

 

d) Mevcut durumda Genel aydınlatma kapsamında aydınlatılan yerlerde gerçekleşen aydınlatma giderleri 31/12/2017 tarihine kadar Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten ve ilgili belediyeler ile il özel idarelerinin genel bütçe vergi gelirleri payından karşılanmakta olup bu madde ile söz konusu uygulamanın devamı öngörülmektedir.

 

e) Halkın ücretsiz kullanımına açık ve kamuya ait park, bahçe, tarihi ve ören yerlerinin aydınlatılması genel aydınlatma tanımından çıkarılarak bu tesislerin aydınlatma giderlerinin ilgili kamu kurum kuruluşlarınca ödenmesi; TEDAŞ’ın satış fiyatının EPDK tarafından belirlenmesi; sınır aydınlatmalarına ait tesis, işletme ve tüketim giderlerinin İçişleri Bakanlığı tarafından, ibadethanelerin genel aydınlatmasına ilişkin tüketim giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından karşılanması öngörülmektedir. Ayrıca belediyeler ve il özel idareleri tarafından süresi içinde ödenmeyen park ve bahçelere ait elektrik tüketim bedellerinin tahsil usulü de belirlenmektedir.

 

f) 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun genel aydınlatmaya ilişkin kısmını düzenleyen geçici 6 ncı maddesi kapsamında olup 1/1/2018 tarihinden önceki döneme ait iş ve işlemlerin anılan madde hükümlerine göre sonuçlandırılacağı düzenlenmektedir.

 

57) 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanunda Yapılan Düzenlemeler

 

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Taşımacılık A.Ş.’nin doğrudan kamu hizmet yükümlüsü olarak öngörülen süresinin 31/12/2020 tarihine kadar uzatılması ve TCDD A.Ş’nin yatırım finansmanları ile bütçesinde yer alan finansman açıklarının TCDD sermayesinden karşılanması amaçlanmaktadır.

 

58) 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda Yapılan Düzenlemeler

 

a) 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda öngörülen ceza üst sınırına ilişkin tutar ve oranların, ceza hukukundaki ölçülülük ilkesi ve güncel ekonomik şartlar da göz önüne alınarak aşağı çekilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca, bankalar, tüketici kredisi veren finansal kuruluşlar ve kart çıkaran kuruluşların finansal tablolarından tüketici işlemi niteliği taşımayanlardan sağlanan tutarların idari para cezasının tespitinde dikkate alınmaması için “konsolide olmayan” ibaresi eklenmiştir.

 

b) 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun ceza hükümlerini düzenleyen 77 nci maddesinde yapılan değişikliklerin, bu değişikliklerden önce verilmiş idari para cezalarına uygulanmaması sağlanmaktadır.

 

59) 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununda Yapılan Düzenlemeler

 

a) 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamındaki veri sorumlularından, Avrupa’daki uygulamalara benzer şekilde, “veri sorumluları siciline” kayıt esnasında bir kayıt ücreti alınması amaçlanmaktadır.

 

b) Kişisel Verilerin Korunması Kurumda hâkim ve savcıların geçici görevlendirme suretiyle çalıştırılmasının önü açılmaktadır. Böylece, Kuruma gelen başvurularda ve ortaya çıkabilecek hukuki uyuşmazlıklarda hukuk formasyonundan gelen ve mesleki bilgi birikimine sahip kişiler görev alabilecektir.

 

60) 635 sayılı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda Yapılan Düzenlemeler

 

Sanayi sitesi gelişim alanı içerisindeki Hazine mülkiyetinde bulunan arazilerin, 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki illerde bedelsiz, diğer illerde ise bedelleri peşin veya taksitle ödenmek üzere sanayi sitesi yapı kooperatiflerine, belediyelere, il özel idarelerine ve büyükşehir belediyelerine devredilmesi amaçlanmaktadır. Böylece ekonomik ömrünü tamamlamış, plansız ve denetimsiz bir şekilde yapılaşmış, kent estetiğini bozan, çevre, ulaşım ve sağlık sorunlarına yol açan sanayi sitelerinin dönüşümlerinin hızlandırılması ve ekonomiye kazandırılması amaçlanmaktadır.

 

61) 637 sayılı Ekonomi Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Yapılan Düzenlemeler

 

Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonundan verilen krediler ile destek ödemelerinden yapılan fazla ve/veya yersiz ödemelerin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde tahsil edilmesi hedeflenmektedir.

 

62) Bütçe ile ilgili Düzenlemeler

 

a) Maliye Bakanlığına bağlı Kefaret Sandığında 2017 sonu itibariyle gerçekleşmesi öngörülen 588 milyon TL’lik nakit fazlasının, sandığın görev giderleri ve yükümlülükleri ayrıldıktan sonra atıl kalacak 480 milyon TL’lik kısmın genel bütçeye gelir kaydedilmesi amaçlanmaktadır.

 

b) 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu ilkelerine uygun olarak, Hazine birliğini gerçekleştirmek, tüm gelir ve giderlerin bütçede yer almasını sağlamak, bütçe dışı harcama alanlarını sınırlandırmak ve düzgün bir hesap verme mekanizması oluşturmak amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde bulunan özel hesap uygulaması sonlandırılmakta ve özel hesaptaki tutarın genel bütçeye özel gelir olarak kaydedilmesi amaçlanmaktadır.

 

c) Türk Patent ve Marka Kurumunun banka hesabında bulunan, ancak kullanılmasına ihtiyaç duyulmayan 150 milyon TL’lik tutarının genel bütçeye aktarılması sağlanmaktadır.

YAZAR mecliste.org

mecliste.org, meclisin yasama, denetim ve temsil işlevleri hakkında ve kanun tasarı ve tekliflerinin içeriği ile ilgili doğru, güvenilir bilgiye sahip olmak, kanun tasarı ve teklifleri ile ilgili farklı bakış açılarını görmek, yasa yapım sürecinde karar vericilere görüşlerini ve önerilerini iletmek isteyenlerin Türkiye’de ilk kez buluşacağı bir platform.