OHAL DÖNEMİNDE YASAMA

696 sayılı KHK

mecliste.org
04 OCAK 2018
GÜNCELLEMELER

Anayasal düzeni yıkmak amacıyla 15 Temmuz 2016 tarihinde, resmi olarak FETÖ/PDY terör örgütü olarak tanımlananlar gerçekleştirilen darbe girişiminden sonra, 20/7/2016 tarihinde 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ilan edilen olağanüstü hal kapsamında, ilki 23 Temmuz 2016 olmak üzere 24 Aralık 2017 tarihine kadar 30 adet Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkarılmıştır. Bunlardan sadece 5 KHK TBMM tarafından kanunlaştırılmıştır.

 

20.07.2016 tarihinde ilan edilen OHAL kapsamında çıkarılan 30. Kanun Hükmünde Kararname olan 696 sayılı KHK’da temel olarak:

 

  • Bölge adliye mahkemelerinin kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlıkların Yargıtay Ceza ve Hukuk Genel Kurulları yerine, Yargıtayın ilgili hukuk veya ceza dairesi tarafından incelenmesi,
  • Posta gönderilerinin; tehlikeli madde suçları, silah kaçakçılığı, uyuşturucu suçları ve kültür varlıkları kaçakçılığı gibi suçlar söz konusu olduğunda, Cumhuriyet savcısının talimatıyla kolluk memurları (polis ve jandarma) tarafından açılabilmesi,
  • On yıl veya daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümlerin temyiz incelemesinin Yargıtay tarafından zorunlu olarak duruşmalı yapılması şartının kaldırılması,
  • 15 Temmuz darbe teşebbüsünün ve devamındaki terör eylemlerinin bastırılmasına katılan kişilerin fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğunun doğmayacağının hüküm altına alınması,
  • Yargılamaların hızlandırılması kapsamında; müdafiin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi halinde de duruşmaya devam edilebilmesi,
  • Yargıtayın ve Danıştayın üye sayılarının artırılması,
  • Askeri fabrika ve tersanelerin tasarım, Ar-Ge, üretim, sipariş alma ve verme, tesis inşa etme, modernizasyon gibi faaliyetlerini yürütmek üzere Askeri Fabrika ve Tersane İşletme Anonim Şirketi (ASFAT A.Ş.) adı altında bir kamu şirketi kurulması,
  • Savunma Sanayii Müsteşarlığının Cumhurbaşkanına bağlanması,
  • Hazineye devredilecek Vakıflar Bankası hisselerine ilişkin düzenleme yapılması,
  • Kamuda alt işveren işyerlerinde (Taşeron) personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımları kapsamında çalıştırılanların, çalıştıkları idare ve şirketlerde sürekli işçi kadrolarında ve işçi statüsünde istihdamının sağlanması,
  • 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (C) fıkrası kapsamında çalışan geçici personelin, aynı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında istihdam edilmesi ve geçici personel statüsünün kaldırılması,

Yönelik düzenlemeler yapılmıştır.

 

1) Milli savunma, güvenlik ve istihbarat hizmetleri ile ilgili yapılan düzenlemeler

 

  • Terörle mücadele kapsamında hayatını kaybedenlerin çocuklarına ve kardeşlerine askerlik muafiyeti getirilmiştir.
  • MİT personelinin istifa usulü ilgili düzenlenme yapılmıştır. Bu kapsamda getirilen yazılı müracaat usulüyle istifa etmek yerine, istifa işlemleri yapılmadan izinsiz ve mazeretsiz görev yerini veya bulunduğu yeri terk eden MİT mensubunun, Devlet memurluğundan ihraç edilmesi ve iki ila dört yıl hapis cezası alması öngörülmektedir.
  • Savunma Sanayii Müsteşarlığının Cumhurbaşkanına bağlanmasına ilişkin düzenleme yapılmaktadır. Bu kapsamda 3238 sayılı Savunma Sanayii Müsteşarlığının Kurulması Hakkında Kanunda yapılan değişiklik ile Savunma Sanayii İcra Komitesinin Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanması öngörülmektedir.
  • Uzman erbaşlığa alınmada azami yaş sınırının 25’ten 27’ye yükseltilmesi ve terhisten sonra geçen süreye ilişkin şartın azami 3 yıldan 5 yıla çıkarılması öngörülmektedir. Uzman jandarma mecburi hizmet süresinin 15 yıla çıkarılmaktadır.
  • Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfının mal varlıklarının daha yararlı olanlarla değiştirilmesi veya paraya çevrilmesinde izlenecek usul belirlenmektedir.  Bu kapsamda Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfında, Vakıf Mütevelli Heyetinin yanı sıra Vakıf Mütevelli Heyeti tarafından seçilecek üç kişiden oluşan Yönetim Kurulu ihdas edilmekte ve Cumhurbaşkanının Vakıf Mütevelli Heyetinin Başkanı olduğu düzenlenmektedir.
  • Askeri fabrika ve tersanelerin tasarım, ar-ge, üretim, sipariş alma/verme, tesis inşa etme, modernizasyon gibi faaliyetlerini yürütmek üzere Askeri Fabrika ve Tersane İşletme Anonim Şirketi (ASFAT A.Ş.) adı altında bir kamu şirketi kurulmaktadır. Kurulan ASFAT A.Ş.:
    • Askeri fabrikalar ve askeri tersanelerin imkân ve kabiliyetlerini kullanarak, üretim planlaması çerçevesinde genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinden, kamu iktisadi teşebbüslerinden, yabancılar dâhil gerçek ve tüzel kişilerden sipariş alabilecek veya bunların ihtiyaçları için teklif verebilecek.
    • Bu siparişler ve teklifler sebebiyle gerektiğinde müşterek imalat, tasarım, araştırma-geliştirme, ürün geliştirme faaliyetlerinde bulunabilecek şirket, askeri fabrikalar ve tersanelerin gelişimini ve modernizasyonunu sağlayacak.
    • ASFAT AŞ, Türk Ticaret Kanuna göre hazırlanacak esas sözleşmesinin imzalanmasının ardından tescil ve ilan ile faaliyete geçecek.
    • Şirketin sermayesinin tamamı Hazine Müsteşarlığına ait olacak. Ancak Hazine Müsteşarlığının ASFAT AŞ’deki pay sahipliğine dayanan oy, yönetim, temsil, denetim gibi hak ve yetkileri Milli Savunma Bakanlığı tarafından kullanılacak.
    • ASFAT AŞ’de iş mevzuatına tabi personel istihdam edilecek. Şirkette yabancı personel de çalıştırılabilecek.

 

2) Ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletlerin taşınması ve edinilmesi hakkında düzenlemeler

 

  • Ateşli silahlar ve bıçakların taşınması ile ilgili 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda yapılan düzenleme ile

– Bakan Yardımcıları,

– köy veya mahalle muhtarları ve,

– belediye başkanlarına

silah ruhsatı verilmektedir. Böylece, güvenlik personeli gibi bakan yardımcıları, muhtarlar ve belediye başkanları da silah taşıyabilecekler.

 

3) Vakıfbank’ın hisselerinin hazineye devredilmesine yönelik düzenleme

 

  • Vakıfbank’ın hisselerinin hazineye devredilmesine yönelik olarak 6219 sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim Ortaklığı Kanununda aşağıdaki düzenlemeler yapılmıştır.
  • Bilindiği gibi; Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim Ortaklığının (Vakıfbank) hisselerinin yüzde 25,2’sinin halka arzı 2005 yılında gerçekleştirilmiştir. Bankanın mevcut hisse yapısına göre (A) ve (B) grubu hisselerden, diğer mülhak vakıflara ait olanlar hariç olmak üzere yaklaşık yüzde 58,5 oranındaki Vakıfbank hisseleri Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından idare ve temsil edilmektedir.
  • Bu düzenleme ile Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ve temsil ettiği (A) ve (B) grubu hisselerden, diğer mülhak vakıflara ait olanları hariç olmak üzere, yaklaşık yüzde 58,5 oranındaki payın tamamı, Hazineye devredilmektedir. Böylece Vakıfbank’ın da Türkiye Varlık Fonuna devredilebilme imkânı doğmaktadır.
  • Vakıfbank’ın hisselerinin Hazineye devri sonrasında Vakıfbank’ın hukuki rejiminin 4603 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanuna tabi bankalar ile uyumlu olması amacıyla anılan Kanunda tanınan istisnaların sermayesindeki kamu payı %50’nin altına düşünceye kadar Vakıfbank için de uygulanması öngörülmektedir.

 

4) Yerleşim yerlerinin yeniden iskânına ilişkin düzenleme

 

Yerleşim yerlerinin yeniden iskânına ilişkin olarak 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanununda aşağıdaki düzenlemeler öngörülmüştür.

  • Deprem tehlikesi altındaki Gemlik’te yaşayanların güvenli bölgelerde iskânı amacıyla orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen ve tarım arazisine dönüştürülmesi mümkün olmayan alanların imara açılması ve aynı miktarda Hazine arazisinin ormanlaştırılmasına ilişkin hususlar düzenlenmektedir.
  • Gemlik’te yaşayan afetzedelere yapılacak yardımlarda zorunlu deprem sigortası ile binaların ruhsatlı olması şartlarının aranmayacağı hususu düzenlenmektedir.

 

5) Devlet memurları kanununa göre geçici pozisyonda çalıştırılanlar hakkında düzenlemeler

 

Türkiye’de merkezi ve yerel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde kamu görevlileri, genel olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesi hükmüne göre istihdam edilmektedir. Buna göre 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;

  • (A) (4/A olarak kısaca belirtilen) bendine göre istihdam edilen personel (Hakim, doktor, subay, polis, uzman ve öğretmen gibi) kadrolu olarak tabir edilen, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilen devlet memurlarıdır. Bunlar, statü hukukunun sağladığı güvence ve özlük hakkından yararlanmaktadır.
  • (B) (4/B olarak kısaca belirtilen) bendine göre ilgili kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmetinde görevlendirilen, kadrolu sayılmayan ancak sürekli statüde, meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde istihdam edilen kamu görevlileridir.
  • (C) (4/C olarak kısaca belirtilen) bendine göre; bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan, ancak ağır işçilik gerektirmeyen işlerde çalıştırılan kamu görevlileridir.
  • (D) (4/D olarak kısaca belirtilen) bendine göre; (A), (B) ve (C) bentlerinde belirtilenler dışında kalan ve ilgili mevzuatı gereğince tahsis edilen sürekli işçi kadrolarında belirsiz süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılan sürekli işçilerdir.
  • Yukardaki kapsamda; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin; (C) fıkrası yürürlükten kaldırılarak kamuda geçici personel statüsünde istihdama son verilmekte ve bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmetlerde çalıştırılması öngörülenler ile özelleştirilen kuruluşlardaki işçilerden iş akitleri feshedilenlerin de 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel olarak istihdamına imkân sağlanmaktadır.
  • 04/12/2017 tarihi itibarıyla geçici personel (4/C) olarak çalışmakta olanlar, bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği 02/01/2018 tarihinden itibaren 90 gün içerisinde kurumlarınca sözleşmeli personel (4/B) pozisyonlarına atanacaklardır. Geçici personelin sözleşmeli personel pozisyonlarına geçiş işlemlerinde herhangi bir başvuru alınmayacak ve sınav yapılmayacaktır.
  • Düzenleme kapsamında geçici personel tahsis edildiği teşkilat ve birimde geçici personel olarak yürütmekte oldukları hizmetleri aynı şekilde yerine getirmeye devam edeceklerdir. Bu kapsamdaki personel yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar sözleşmeli personel pozisyonlarında (4/B) istihdam edilecektir. Yani, çalışma süreleri emekliliğe hak kazandıkları tarih ile sınırlandırılmaktadır.
  • Sözleşmeli personel pozisyonlarına geçiş durumunda iş sonu tazminatı ödenmeyecektir. Geçici personelin önceden iş sonu tazminatı ödenmiş süreleri hariç; iş sonu tazminatına esas olan toplam hizmet süreleri, yeni pozisyonlarında iş sonu tazminatına esas toplam hizmet süresi ile ücret ve izin sürelerinin hesabında dikkate alınacaktır.

 

6)Kamu kurumlarında hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından çalıştırılanlar (taşeron işçiler) hakkında düzenlemeler

 

  • 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici maddeler ile kamu kurumlarında hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından çalıştırılanlar (taşeron işçiler), 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (D) bendi kapsamındaki sürekli işçi kadrolarına geçirilmektedir.
  • Bu düzenleme, 2 Ocak 2018 tarihinde yürürlüğe girecek olup, hem merkezi yönetim hem de belediye ve il özel idareleri gibi mahalli idarelerde, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından çalıştırılanlardan belirlenen şartlan taşıyanların, öngörülen usul ve esaslar çerçevesinde çalıştıkları kamu idarelerinde (taşeron olarak tabir edilen alt işverene bağlı olarak istihdam edilenler) sürekli işçi kadrosuna geçişleri 2 Ocak 2018’den itibaren 90 gün içinde sonuçlandırılması hüküm altına alınmıştır.
  • Taşeron işçilerin kıdem tazminatına esas olan toplam hizmet süresi ile izin sürelerinin hesabında geçmiş kıdemler İş Kanunu çerçevesinde dikkate alınacaktır.
  • Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerin, çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki hizmetlerde, emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanacakları tarihi geçmemek üzere istihdam edilmeleri öngörülmektedir.
  • Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren taşeron personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı yapılamayacaktır. Bu düzenleme kapsamında yer alan kamu kurumlarında taşeron personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı yapamayacaktır.
  • Bu uygulama kapsamına; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanuna tabi genel ve özel bütçeli kamu idareleri,  bu idarelere bağlı döner sermayeli kuruluşlar, 375 sayılı KHK’ya ekli (I) sayılı listede yer alan idarelerin merkez ve taşra teşkilatları, Mahalli idarelere bağlı kuruluşlar (Su ve kanalizasyon idareleri vb.) İl özel idareleri ile belediyelerin üyesi oldukları mahalli idare birlikleri (Köylerin üyesi olduğu birlikler kapsamda görünmüyor.), mahalli idarelerin veya bağlı kuruluşlarının şirketleri girmektedir.

 

7) Danıştay, Yargıtay ve hâkimlik mesleği hakkında yapılan düzenlemeler

 

2575 sayılı Danıştay Kanununda, 2797 sayılı Yargıtay Kanununda ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununca aşağıdaki düzenlemeler yapılmıştır.

 

  • Danıştay Başkanı, Danıştay Başsavcısı, Başkan vekilleri, daire başkanları ve üyeleri ile bunların emeklileri ve bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin sağlık giderleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin tabi oldukları hükümler ve esaslar çerçevesinde Danıştay bütçesinden ödenmesi öngörülmektedir. Böylece, Danıştay üyeleri ve üst düzey çalışanlar, genel sosyal güvenlik sistemi dışında, milletvekillerinin sahip oldukları tüm devlet ve özel hastanelerden sağlık hizmeti alma hakkında sahip olmuşlardır.
  • Danıştay‘da 16 adet üye kadrosu ihdas edilerek Danıştay üye sayısı artırılmaktadır.
  • Danıştay üyesi seçilebilmek için hâkimlik ve savcılık mesleğinde 17 yıl çalışmış olmak şartı kaldırılmaktadır. Buna göre, Danıştay üyeliğine seçilebilmek için birinci sınıfa ayrıldıktan sonra en az 3 yıl bu görevlerde başarı ile çalışmış olmak ve birinci sınıfa ayrılma niteliğini kaybetmemiş olmak gerekmektedir.
  • Yargıtay Birinci Başkanı, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyeleri ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı vekili ile bunların emeklileri ve bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin sağlık giderleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin tabi oldukları hükümler ve esaslar çerçevesinde Yargıtay bütçesinden ödenmesi öngörülmektedir. Böylece, Yargıtay üyeleri ve üst düzey çalışanlar, genel sosyal güvenlik sistemi dışında, milletvekillerinin sahip oldukları tüm devlet ve özel hastanelerden sağlık hizmeti alma hakkında sahip olmuşlardır.
  • Yargıtay’da 100 adet yeni üye kadrosu ihdas edilmektedir.
  • Bölge adliye mahkemelerinin hukuk veya ceza dairelerince benzer olaylarda verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki uyuşmazlıkların, Yargıtay Ceza ve Hukuk Genel Kurulları yerine Yargıtay’ın ilgili hukuk veya ceza dairesi tarafından giderilmesi sağlanmaktadır.
  • Yargıtay üyesi seçilebilmek için hâkimlik ve savcılık mesleğinde 17 yıl çalışmış olma şartı kaldırılmaktadır.
  • Avukatlık mesleğinden hâkim ve savcı adaylığına alınanların altı ay olan meslek öncesi eğitimlerinin tamamı stajın etkinliğini ve verimliliğini artırmak amacıyla, meslek öncesi eğitim süresi hazırlık eğitimi ve staj dönemi olarak ikiye ayrılmaktadır.

 

8) Adalet hizmetleri hakkında düzenlemeler:

 

  • Bölge adliye mahkemelerinin hukuk veya ceza dairelerince benzer olaylarda verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki uyuşmazlıkların Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Hukuk Genel Kurulu yerine, Yargıtay’ın ilgili hukuk veya ceza dairesi tarafından giderilmesi sağlanmaktadır.
  • İlgili dairece verilen karar sadece uyuşmazlığın giderilmesine yönelik olup, bu karara konu olan kararlar bakımından ya da başka kararlar bakımından geçmişe yönelik doğrudan bir hukukî etki doğurmayacaktır. Ancak, koşullarının bulunması durumunda yargılamanın yenilenmesi ya da bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının itiraz yetkisi söz konusu olabilecektir. Diğer yandan Yargıtay dairelerinin verdiği kararlar ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemelerinin bu karardan sonra vereceği kararlar bakımından emsal teşkil edecektir.
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişiklikler ile;
    • Mahkemelerin salıverilmeye ilişkin verdiği kararlar hakkında da itiraz yoluna gidilebilmesi sağlanmaktadır.
    • Tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması veya el değiştirmesi, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanununun 12 nci ve 13 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 67 nci ve 68 inci maddelerinde tanımlanan suçların özellikleri dikkate alınarak telafisi mümkün olmayan zararlara yol açılmaması amacıyla bu suçlarla ilgili olarak Cumhuriyet savcısının talimatıyla kolluk memurları (Polis ve Jandarma) tarafından bu zarf ve paketlerin bulundukları yerlerde açılabilmesine yönelik olarak düzenleme yapılmaktadır.
    • Müdafinin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi halinde de duruşmaya devam edilebilmesi hususunda düzenleme yapılmaktadır.
    • Hükmün gerekçe içermemesi ve hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması hallerinde, istinaf mahkemelerinin söz konusu hukuka aykırılıkları duruşma açmak suretiyle gidermesi hükme bağlanmaktadır.
    • Özellikle toplu suçlarda yargılamaların makul sürede tamamlanabilmesi için bölge adliye mahkemesi duruşma hazırlığı aşamasında toplanan delil ve belgelerin, yapılmışsa keşif ve bilirkişi açıklamalarına ilişkin tutanak ve raporların okunması yerine bunların anlatılması yönünde düzenleme yapılmaktadır.
    • Sanığın veya katılanın temyiz başvurusundaki istemi üzerine on yıl veya daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümlerin temyiz incelemesinin Yargıtay tarafından zorunlu olarak duruşma yoluyla yapılması şartı kaldırılmakta ve temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılabilmesi Yargıtayın uygun görmesi şartına bağlanmaktadır.
  • 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanununda yapılan değişiklikler ile; (Tek Tip Kıyafet)
    • Terör suçlarından tutuklu ve hükümlü olanların cezaevi dışına çıkarıldıkları zamanlarda suçun çeşidine göre badem kurusu veya gri renkli tulum şeklinde tek tip kıyafet giymesi düzenlenmektedir.
    • Ceza infaz kurumu dışına çıkarılmaları durumunda ceza infaz kurumu idaresince verilen kıyafetleri giymeyi reddeden terör tutukluları veya hükümlülerinin ziyaretçi kabulünden yoksun bırakılma yaptırımına tabi tutulması öngörülmektedir.

 

9) Kapatılan bağımsız düzenleyici kurumlar ile ilgili düzenlemeler

 

  • Bağımsız düzenleyici ve denetleyici kurum olan Şeker Kurumu kapatılmıştır. 4634 sayılı Şeker Kanunundaki yetkiler, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına devredilmiştir.  .
  • Bağımsız düzenleyici ve denetleyici kurum olan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu kapatılmıştır. 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda öngörülen görev ve yetkiler, ilgisine göre Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığına devredilmektedir.

 

10) Türkiye Varlık Fonu ve kamu borçlanması hakkında düzenlemeler

 

  • Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi, Türkiye Varlık Fonu ile Türkiye Varlık Fonuna aktarılmasına karar verilen kuruluşlar ve sermayesinin %50’sinden fazlası kamuya ve/veya Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketine ait olmak kaydıyla kurulacak şirket ve alt fonların, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun dış borcun devri, dış borcun ikrazı ve Hazine geri ödeme garantisi hususlarına ilişkin hükümlerinden yararlanmasına yönelik düzenleme yapılmıştır.
  • Savunma ve güvenlik hizmetleri sektörleri ile sınırlı olmak üzere (Bu kapsama yeni kurulan Askeri Fabrika ve Tersane İşletme Anonim Şirketi (ASFAT A.Ş.) de girmektedir.)  nihai kullanıcısının genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinden olması durumunda projeyi yürüten özel bütçe kapsamındaki kuruluşların, kamu finansmanı ve borç yönetiminin düzenlenmesinde “Hazine garantileri ve garantisiz borçlar için izin alınması hususlarını” düzenleyen 4749 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin onuncu fıkrasında yer alan hükümlere tabi olmaksızın dış imkân sağlayabilmesi öngörülmektedir.
  • Böylece Türkiye Varlık Fonu’na (TVF) ya da kuracağı şirket ya da alt fonlara dış borç devri, dış borç ikrazı ya da Hazine garantisi sağlanmaktadır. Fakat bu yetki Türkiye Varlık Fonuna doğrudan değil, Fona devredilen kamu şirketleri üzerinden verilmiştir. Örneğin BOTAŞ ya da Halkbank Hazine’nin verdiği garantiyle borçlanabilecek. Bu borçta TVF’ye devredebilecektir. Bunun yanında, Savunma Sanayi Fonu’nun da içinde olduğu özel bütçeli kuruluşlara, Hazine onayı olmadan dış borçlanma olanağı sağlanmıştır.  

 

11) OHAL ile ilgili yapılan düzenlemeler

 

  • 6755 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 37 nci maddesinde düzenleme yapılarak resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların. devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılmasına katılan kişilerin hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğunun doğmaması düzenlenmektedir.
  • Bu düzenlemenin madde metninde yer alan “…15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında…” ifadesi kamuoyunda tartışmalara yol açmıştır. Bu maddenin uygulaması ile ilgili olarak madde gerekçesi de “…resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların. devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılmasına katılan kişilerin hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğunun doğmaması…” şeklindedir. Birbirini tamamlayan iki düzenleme dikkate alındığında, düzenlemede kapsam ve süre yönünden muğlaklıklar bulunduğu görülmektedir.

 

12) Diğer düzenlemeler

 

  • PTT A.Ş., 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamından çıkarılmıştır.
  • İl ve ilçelerdeki kültür merkezlerinin yapım işlerine yönelik ihalelerin iki yıl süreyle pazarlık usulüyle Yüksek Planlama Kurulu kararına göre gerçekleştirilmesi öngörülmektedir.
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 401 inci maddesinde düzenleme yapılarak kayyım atanan şirketlerde denetçi tarafından denetim yapılabilmesi için yönetim kurulunun finansal tabloları ve faaliyet raporlarını onaylaması şartının aranmaması öngörülmektedir. Denetçinin olumsuz görüş bildirdiği hallerde genel kurulun toplantıya çağrılması kuralının kayyım atanan şirketlerde uygulanmaması öngörülmektedir.
  • Olağanüstü hal kapsamında Hazineye veya Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilen taşınmazlardan eğitim ve öğretim kurumu olarak veya öğrenci barınma hizmeti sunmak amacıyla kullanılacak olan binaların açılış işlemlerine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

YAZAR mecliste.org

mecliste.org, meclisin yasama, denetim ve temsil işlevleri hakkında ve kanun tasarı ve tekliflerinin içeriği ile ilgili doğru, güvenilir bilgiye sahip olmak, kanun tasarı ve teklifleri ile ilgili farklı bakış açılarını görmek, yasa yapım sürecinde karar vericilere görüşlerini ve önerilerini iletmek isteyenlerin Türkiye’de ilk kez buluşacağı bir platform.