mecliste.org'dan

Ekonomik tedbirler de içeren torba teklifi kanunlaştı

mecliste.org
9 TEMMUZ 2019
mecliste.org'dan

Vergisel yükümlülükler, varlık barışı, şirketler için finansal yeniden yapılandırma, yeni teşvikler, Merkez Bankası İhtiyat Akçesi hakkında ekonomik tedbirler içeren torba kanun teklifi 8 Temmuz’da  Meclis Başkanlığına AK Parti Aydın Milletvekili Mustafa Savaş’ın ilk imzası ile sunuldu. Teklif 10 Temmuz’da Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşüldü. 17 Temmuz’da ise TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek, kanunlaştı.

 

 

Genel Kurul görüşmeleri nasıl geçti?

 

Dün, TBMM Genel Kurulunda, Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi’nin görüşmelerine devam edildi. Teklifin 19. maddesinden sonraki ikinci bölümü üzerindeki görüşmeler tamamlanarak, teklifin tamamı oylandı ve kanunlaştı.

 

Düzenleme neler getiriyor?

 

  • Şehir içi yolcu taşıyanlara hasılatın yüzde 10’u üzerinden vergi
  • Varlık Barışı süresi yıl sonuna kadar uzuyor, Cumhurbaşkanı 6 ay daha uzatmaya yetkili
  • Yurt dışı borçlanmasında prim oranı yüzde 32’den yüzde 45’e çıkarılacak
  • Merkez Bankasının görev ve yetkilerinde değişiklik, %20’lik ihtiyaç akçesi hükmü kaldırılıyor
  • Bölünen üniversitelerin bina, tesis ve taşınmazları konusundaki tereddütleri YÖK giderecek
  • Yurtdışı çıkış harcı 15 liradan 50 liraya çıkıyor
  • BTK düzenlemelerine uymayan, kayıp, kaçak veya çalıntı cihazlara, elektronik haberleşme hizmeti veremeyecek
  • Borcu olan mobil cihazlar, borcu ödeninceye kadar iletişime kapatabilecek
  • Şehir hastanelerinin sözleşmelerindeki “sözleşme bedeli” düzenleniyor
  • Köyden mahalleye dönüşen yerlere, kanun uyarınca getirilen bazı vergi, harç, katılım payı, ücretlere ilişkin muafiyetler sona erdiriliyor

 

 

Pek çok konuda ve kanunda düzenlemelere içeren teklifin ne gibi değişiklikler getireceğini sizler için hazırladık.

 

A-Yeni vergisel yükümlülükler, teşvik ve mali af benzeri düzenlemeler

 

1) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda Yapılan Değişiklikler

 

  • Vergi uygulamalarının basitleştirilmesi, mükelleflerin vergiye uyum maliyetlerinin azaltılması amacıyla, kazanç üzerinden alınan vergilerde de uygulanması açısından, bir kısım mükellefler için “Hasılat esaslı kazanç tespiti” yoluyla vergiye tabi kazancın tespitinin sağlanması amaçlanmaktadır. Böylece gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinde vergiye tabi kazancın tespiti basitleştirilmekte olup;

– Ticari kazancı basit usulde, işletme hesabı veya bilanço esasına göre tespit edilenler ile,

– Mesleki kazancı serbest meslek kazanç defterine göre tespit edilenlerden,

Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen sektör ve meslek gruplarında faaliyette bulunanların talep etmeleri halinde, belirlenen faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi hasılatlarının %10’nunu, bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak esas alabilmeleri sağlanmaktadır.

Kazançları bu şekilde tespit edilenlerin bu faaliyetlerine ilişkin gider veya maliyetleri, vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde dikkate alınmayacak. 2 yıl geçmedikçe bu usulden çıkılamayacak.

Bu hükümler, kurumlar vergisi mükellefleri hakkında da uygulanacak.

  • Yurtiçi ve yurtdışı varlık barışı öngörülmektedir: Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, 31 Aralık 2019’a kadar Türkiye’deki banka veya aracı kuruma bildiren gerçek ve tüzel kişiler, bu varlıkları serbestçe tasarruf edebilmelerine, ayrıca Türkiye’de bulunan ancak işletmelerin kayıtları arasında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların, 31 Aralık 2019’a kadar kanuni defterlere kaydedilmesi imkanı getirilmektedir.

Bildirime konu edilen yurtdışı varlıkların ve beyana konu edilen yurtiçi varlıkların değerleri üzerinden %1 oranında vergi tarh edilecektir.

Varlıklarını Türkiye’ye getirenlere veya Türkiye’deki varlıklarını deftere kayıt ettirenlere, hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması öngörülmektedir.

 

2) 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununda Yapılan Değişiklikler

 

  • Elektrik motorlu otomotiv üretimine vergi desteği: ülkemizde elektrik motorlu otomotiv markası/markalarının üretmek amacıyla Türkiye’de gerçekleştirdikleri Ar-Ge faaliyetleri sonucunda geliştirdikleri elektrik motorlu taşıt araçlarını Türkiye’de imal eden mükelleflerin, bu yatırımları dolayısıyla hak kazandıkları yatırıma katkı tutarının, özel tüketim vergisi ödemelerinde mahsup edilmesine yönelik teşvik uygulaması. Bu tür araçların ilk iktisabından dolayı, 31/12/2035 tarihine kadar vergi dairesine ödenen özel tüketim vergisinin, takvim yılının üçer aylık dönemleri itibarıyla bu mükelleflere kısmen veya tamamen, nakden ya da vergi borçlarına mahsuben ödenmesi suretiyle kullandırabilme hususunda Cumhurbaşkanına yetki verilmektedir.

 

3) Yurt dışına çıkış harcı 50 liraya çıkarılması

 

  • Halen 15 TL olan yurt dışına çıkış yapan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından çıkış başına alınan harç miktarı 50 TL olarak belirlenmekte ve bu miktarın üç katına kadar artırılabilmesi hususunda Cumhurbaşkanına yetki verilmekte.

 

4) 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa göre gümrüklerde alı konulan araçların sahiplerine iadesi:

 

  • 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başlatılan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında bulunan ve müsadere kararı verilmemiş taşıtların sahiplerine iadesi, 31/12/2019 tarihine kadar ilgili gümrük idaresine başvurulması ve taşıtın ilk iktisabında ödenmesi gereken özel tüketim vergisinin %25’ine tekabül eden tutarın başvuru sahibine tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde ilgili tahsil dairesine ödenmesi kaydıyla, araç hakkında el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmeyecek, mevcut kararlar kaldırılacak ve el konulan araç sahibine iade edilecek.

 

5) Elektronik kimlik bilgisi değiştirilen cihazlara af

 

  • 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu kapsamında kimlik bilgisi değiştirilen cihazların kaydının, bir defaya mahsus olarak Hazineye aktarılacak bir ücret mukabilinde sağlanması amaçlanmaktadır.
  • Böylece; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (BTK) Mobil Cihaz Kayıt Sistemi’nde (MCKS) kayıtlı olmakla birlikte düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce elektronik kimlik bilgisi değiştirilmiş olan cihazlara, elektronik haberleşme hizmeti verilmesi 4 ay içinde engellenecek.  Bu cihazların kullanıcıları, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde BTK’ya başvuru yaparak 250 TL tutarındaki kayıt ücretini Hazine ve Maliye Bakanlığı muhasebe birimi hesabına yatırmaları halinde, cihazların elektronik kimlik bilgisi ilgili abonenin numaraları ile eşleştirilerek kullanılabilecek.

 

6) Enerji yatırımları hakkında teşvik

 

  • Lisanssız elektrik üretim tesisi yapma hakkını kazanan ama çağrı mektubu tarihinden bağlantı anlaşması süresi sonuna kadar tüketim-üretim bağı kopmuş olması nedeniyle lisanssız üretim faaliyeti yapma hakkını kaybedenlere, yatırımdan beklenen faydanın sağlanması ve atıl kalmasının engellenmesini teminen yeni fırsat verilecektir.

 

B) Merkez Bankası Hakkında Düzenlemeler

 

  • Zorunlu karşılığa tabi tutulma esaslarında değişiklik:  Merkez Bankası, Makro risklerin azaltılmasına katkıda bulunmak amacıyla uygulanmakta olan para politikası bileşimi çerçevesinde zorunlu karşılıklar aktif bir politika aracı olarak kullanmaktadır. Bununla birlikte mevcut hüküm, bankalar ve diğer mali kuruluşların bilançolarındaki pasif kalemleri esas alınarak zorunlu karşılık tesisini öngörmektedir. Sıkça değişen piyasa koşulları, söz konusu kuruluşların bilanço içi veya dışı uygun görülen kalemlerinde meydana gelen değişikliklerin zorunlu karşılık ve umumi disponibilite uygulamasında dikkate alınması ihtiyacını doğurduğundan, Teklif ile bu hususta düzenleme yapılmaktadır. Teklifle, bir para politikası aracı olan zorunlu karşılıkların etkinliğini daha da artırmak üzere, bankaların ve Merkez Bankası tarafından uygun görülecek diğer mali kuruluşların bilanço içi veya dışı uygun görülen kalemlerinde meydana gelen değişikliklerin sıkça farklılaşan piyasa koşullarına göre zorunlu karşılığa tabi tutulması mümkün hale getiriliyor.

Böylece Merkez Bankası,  zorunlu karşılığa tabi bilanço içi veya bilanço dışı uygun görülen kalemlerin kapsamı, zorunlu karşılıkların oranı, tesis süresi ve tesis edilen karşılıklara gerektiğinde ödenecek faiz oranı, mevduat veya katılım fonlarından olağanüstü çekilişler ve birleşme, devir, bölünme hallerinde yapılacak işlemler de dahil olmak üzere uygulamaya yönelik her türlü usul ve esası belirleyebilecektir.

  • İhtiyat akçesi: Merkez Bankasının yıllık safi karının yüzde 20’sinin ihtiyat akçesine ayrılacağına yönelik hüküm, “Türk Ticaret Kanununda öngörülenden daha yüksek oranda ve sermaye ile sınırlı olmaksızın ihtiyat akçesi ayrıldığı, bu meblağ devamlı büyüdüğü” gerekçesiyle kaldırılıyor.  Böylece Merkez Bankasının; son yıl karından ayrılan ihtiyat akçesi hariç, birikmiş ihtiyat akçeleri her yıl kara katılarak dağıtılabilecek.

İhtiyat akçelerinin, son yıl kardan ayrılan hariç olmak üzere, kara katılarak ödenmesi suretiyle devamlı olarak büyümesinin de önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Bu Teklifin kanunlaştığı  tarihe kadar ayrılmış bulunan ihtiyat akçelerinin tamamı, birikmiş fevkalade ihtiyat akçelerinin ise son yılın karından ayrılan kısmı hariç tamamı, Merkez Bankasının Genel Kurulunun kararı aranmaksızın, Hazineye aktarılacak.

 

 

C) Yurt dışında bulunan Türk vatandaşların yurt dışında geçen sürelerinin sosyal güvenlikleri bakımından borçlanma tutarının hesaplanmasına esas olan prim oranında değişiklik

 

  • 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun kapsamında yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının, yurt dışında geçen sürelerinin sosyal güvenlikleri bakımından borçlanma tutarının hesaplanmasına esas olan prim oranının yüzde 45’e çıkarılması öngörülmektedir. Böylece; yurt dışı borçlanması yapmak suretiyle aylık bağlanan sigortalıların, borçlanma karşılığı ödemiş oldukları tutarları çok kısa sürede emekli aylığı olarak geri almaları Sosyal Güvenlik Kurumunun aktüeryal dengesini olumsuz etkilediğinden, nimet/külfet dengesi de göz önüne alınarak borçlanma oranı yükseltilmektedir.

 

D) Şirketlerin malî sisteme olan borçlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik olarak 5411 sayılı Bankacılık Kanununda değişiklik

 

  • Türkiye’de faaliyette bulunan bankalar, finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri ve finansman şirketleri ile diğer finansal kuruluşlarla kredi ilişkisinde bulunan ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunu tarafından çıkarılan yönetmeliğe göre hazırlanan Çerçeve Anlaşmalarda belirlenen borçlular, bu kuruluşlar tarafından kullandırılmış olan kredilere ilişkin olarak alınacak tedbirlerle, geri ödeme yükümlülüklerini yerine getirebilmelerine imkan verilmesini sağlamak amacıyla, dahil oldukları risk grubundaki diğer borçlularla bir bütün olarak veya kısmen yeniden yapılandırmaya tabi tutulabilecek..
  • Bu kapsamdan; teminat azaltmak, anapara, faiz veya kar payı alacaklarını; kısmen veya tamamen iştirake çevirmek, özel amaçlı şirketler ile yatırım fonlarına ayni, nakdi ya da tahsil şartına bağlı bir bedel karşılığı devir veya temlik etmek, borçlu ya da üçüncü kişilere ait ayni değerler karşılığında kısmen veya tamamen tasfiye etmek, satmak, bilanço dışına çıkarmak, diğer alacaklı kuruluşlar ve alacaklılarla birlikte hareket ederek protokoller yapmak gibi gerekli görülen tedbirler alınabilecek. Böylece bankalar, alacaklı oldukları kuruluşlara ortak olabilecekler.
  • Düzenlemeyle bu kapsamda özel karşılık ayrıldıktan sonra tahsil imkanı kalmaması nedeniyle kayıttan düşülen krediler, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre değersiz alacak sayılacak. Teminat azaltma, anapara ve diğer alacaklardan vazgeçilerek kayıttan düşme veya benzer işlemlerle kredilerin yeniden yapılandırılması zimmet suçunu oluşturmayacak.
  • Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununda yer alan finansal kiralama ve finansman şirketlerince karşılık ayrıldıktan sonra tahsil imkanı kalmaması nedeniyle kayıttan düşülen alacaklar, değersiz alacak sayılacak.

 

E) Diğer Düzenlemeler

 

1) 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre yapılan ihraçlar hakkında düzenleme

 

  • Sermaye Piyasası Kanununa göre ihraç edilen ürünlerde, ihraççının açık, net ve hukuken geçerli borç ikrarlarına rağmen, temerrüde düştüğü durumlarda alacağın tahsilatı konusunda sıkıntılar yaşanmaktadır. Dava ve icra takibi aşamalarında borcun varlığı ve geçerliliğini ispat etmekte güçlük çekilmekte ve alacaklılar mağdur duruma düşmektedir. Alacağın tahsilatı sırasında yaşanan sıkıntılar sebebiyle, kupon veya anapara ödemelerinin eksik, geç tahsil edilmesi veya hiç tahsil edilememesi nedeniyle yatırımcıların sektöre olan güveni sarsılmaktadır. Bu Teklif ile; Sermaye Piyasası Kanununa göre ihraç edilen borçlanma araçlarında, yatırımcıların sektöre olan güvenini sağlamak amacıyla ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde uygulanacak hükümler düzenlenmektedir.

 

2) Sosyal Güvenlik Kurumu sağlık verisi dışındaki kişisel veriler paylaşılabilmesi

 

  • Sosyal Güvenlik Kurumunun, ilgili mevzuatında belirtilen görevlerini yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu sağlık verisi dışındaki kişisel verileri ve ticari sır niteliğindeki verileri Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile paylaşabilmesi amaçlanmaktadır.
  • Ayrıca, Sosyal Güvenlik Kurumunun, kişisel sağlık verilerini kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, verilen sağlık hizmetinin kontrolü ve onayı, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla Sağlık Bakanlığı ile paylaşılabilmesi imkânının getirilmesi amaçlanmaktadır.

 

3) 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununda sahtecilik vakalarının önlenmesine yönelik bilgi/belge değişimine yönelik düzenlemeler

 

  • İşletmeciler, bankalar, diğer kredi kuruluşları ve finans şirketleri tarafından tutulan sahtecilik vakalarına ilişkin kayıtların adı geçenler arasında paylaşılması öngörülmektedir. Ayrıca işletmeciler tarafından Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun MCKS’sine bildirilen borcu ödenmemiş cihazlara ilişkin bilgiler çerçevesinde bu cihazlara haberleşme hizmeti verilmemesi veya kısıtlanması suretiyle cihaz satın alımlarında karşılaşılan sahtecilik vakalarının önüne geçilmesi hedeflemektedir.
  • 7 yıl süre ile elektronik haberleşme şebekelerinden hizmet almamış olan cihazlar ile cihazlara ait kimlik bilgilerinin (IMEI) başka cihazlara kopyalanarak kayıt dışı ekonomi oluşmasına neden olan cihazların kullanımının önlenmesi amaçlanmaktadır.

 

4) 6428 sayılı Sağlık Bakanlığınca Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi

 

  • Mücbir sebepler, olağanüstü haller veya sözleşme ve eklerinin uygulanmasını etkileyen bir durumun ortaya çıkması veya sözleşme ve eklerindeki hükümlerin ihtilaf içermesi hallerinde sözleşmenin uygulanabilirliğini veya anlaşılabilirliğini sağlamak amacıyla, sözleşme bedelini artırmamak kaydıyla Sağlık Bakanı onayı ile sözleşme ve eklerinde taraflarca değişiklik yapılabilecek. Böylece, sözleşme dönemi boyunca yapılacak toplam sözleşme bedeli ödemelerinde meydana gelebilecek aşırı düzeydeki artış riskinin engellenmesi ve kamu yararı esas alınarak, sözleşmenin tarafları arasında mutabakat sağlanmak suretiyle, toplam kullanım bedeli veya hizmet bedeli ödemelerinin azaltılmasının yolunun açılması hedeflenmektedir. Bu çerçevede, belirtilen şartların oluşması halinde Bakan onayıyla sözleşme değişikliği yapılabilecektir.

Bu kapsamdaki sözleşme değişikliklerinde, sözleşme bedelinin artırılmaması kaydıyla kullanım bedeli veya hizmet bedeli artırılmak veya azaltılmak suretiyle değiştirilebilecek. Sözleşme bedeli, net bugünkü değer dikkate alınarak belirlenecek ve net bugünkü değer hesaplanmasına ilişkin esaslara yönetmelikte yer verilecek. İdarece gerekli görülmesi halinde yükleniciye ödenecek kullanım bedeli ödemelerine ilişkin Türk lirası veya döviz cinsinden alt ve üst limitler sözleşme değişikliği düzenlemelerine uygun olarak belirlenebilecek. Böylece;  söz konusu bedellere ilişkin mevcut hesaplama formülleri ile ortaya çıkan kullanım bedelleri ile hizmet bedellerinin cari ekonomik koşullara göre kamu lehine revize edilebilmesi imkânı sağlanmaktadır.

 

Komisyon görüşmelerinin ilk gününde teklifin 2 maddesi değişti

 

Dün (10 Temmuz 2019) Plan ve Bütçe Komisyonu Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlar Hakkında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifini görüşmek için toplandı. Toplantıda 32 maddeden oluşan torba yasa teklifinin geneli üzerindeki görüşmeler tamamlandı ve kanun teklifinin ilk 7 maddesi görüşüldü.

 

MHP, İYİ Parti ve AK Parti’nin sunduğu, kanun teklifinin 1. maddesini bir bütün olarak değiştiren önerge kabul edildi. Düzenlemeyle birlikte şehir içi yolcu taşımacılığı yapan ve hasılatlarını elektronik ücret toplama sistemiyle tespit eden mükelleflere, gelir ve kurumlar vergisinin hesaplanmasını esas alacak kazancı tespitinde yeni bir yöntem getirilmiş oldu. Bu yönteme göre, gelir ve giderlerini karşılaştırma yerine, elde etmiş olduğu hasılatın yüzde 10’unun kazanç olarak kabul edip, bu kazanç üzerinden gelir vergisi ya da kurumlar vergisi uygulanacak. Toplantıda görüşülen ilk 7 madde içindeki diğer bir değişiklik ise 7. maddede yapıldı. Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı kanunu ile ilgili olan maddede “taşınmazlar” ibaresinin “taşınmazlardan halen bu bina ve tesislerin eski maliki üniversitelerin mülkiyetinde bulunan taşınmazlar” şeklinde değiştirilmesi önerildi ve madde bu değişiklikle birlikte kabul edildi.

 

Torba yasanın diğer maddelerinin 11 Temmuz Perşembe günü görüşülmesine karar verilerek oturum sonlandırıldı.

YAZAR mecliste.org

mecliste.org, meclisin yasama, denetim ve temsil işlevleri hakkında ve kanun tasarı ve tekliflerinin içeriği ile ilgili doğru, güvenilir bilgiye sahip olmak, kanun tasarı ve teklifleri ile ilgili farklı bakış açılarını görmek, yasa yapım sürecinde karar vericilere görüşlerini ve önerilerini iletmek isteyenlerin Türkiye’de ilk kez buluşacağı bir platform.