mecliste.org'dan

İlk yargı paketi Mecliste

mecliste.org
8 EKİM 2019
mecliste.org'dan

30 Eylül’de Meclis Başkanlığına sunulan ilk yargı paketi 07 Ekim’de Adalet Komisyonunda kabul edildi.  39 maddeden oluşan teklif tutukluluk süreleri, ifade özgürlüğü gibi konuları da içeren 13 kanunda değişiklikler barındırmakta. Peki bu değişiklikler neler? Sizler için hazırladık.

 

Genel Bilgiler: Kanun Teklifi 39 madde içermekte olup

 

(1) Pasaport Kanunu,

(2) Yükseköğretim Kanunu,

(3) Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun,

(4) İdari Yargılama Usulü Hakkında Kanun,

(5) Hakimler ve Savcılar Kanunu,

(6) Terörle Mücadele Kanunu,

(7) Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve yargılama Usullerine Dair Kanun,

(8) Türk Ceza Kanunu,

(9) Ceza Muhakemesi Kanunu,

(10) Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun,

(11) Çocuk Koruma Kanunu,

(12) İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun,

(13) Denetimli Serbestlik Kanunu’nda

değişiklikler öngörmektedir.

 

1.     Pasaport verilmesine ilişkin değişiklikler

 

Teklif iki ayrı grubun pasaport hakkını düzenlemektedir:

a)     Avukatlara hususi damgalı (yeşil) pasaport verilebilir. Koşulları:

·       Baroya kayıtlı olmak,

·       En az on beş yıllık kıdemi olmak,

·       Belli suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma konusu olmamak,

·       İçişleri Bakanlığınca uygun görülmek.

b)    Daha önceden çeşitli Kanun ve KHK’ler gereğince pasaportları iptal edilmiş olanlara pasaport verilebilir. Koşulları:

·       Mahkemelerce haklarında yurt dışına çıkma yasağı kararı bulunmamak,

·       Haklarında çeşitli suçlardan dolayı idari ve adli soruşturma ve kovuşturma bulunmamak,

·       Haklarında ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşmesi, beraat kararı verilmiş olmak,

·       Mahkumiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz edilmek ya da ertelenenmiş ya da hükmün geriye bırakılmasına karar verilmiş olmak,

·       Kolluk birimlerince yapılan araştırma ve inceleme sonucunda olumlu görülmek,

·       İçişleri Bakanlığınca uygun görülmek.

 

2.     Hâkim adaylığı, avukatlık ve noterlik stajı için ön sınav şartı getirilmesine ilişkin düzenlemeler:

 

Avukatlık ve Noterlik stajına başlamak ya da hakim ve savcı adaylığı sınavına girebilmek için iki ön sınav şartı getirilmektedir.

A.    Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı, (sadece hukuk fakültesi mezunları için)

B.    İdari Yargı Ön Sınavı

·  Her iki sınav için de sınav konuları ayrıntılı olarak düzenlenmektedir (Anayasa Hukukundan Hukuk felsefesi ve sosyolojisine kadar.)

·  Sınavın ÖSYM tarafından yapılması öngörülmektedir.

·  Çoktan seçmeli test usulüyle yapılacak sınavlarda alt sınır 70 olarak belirlenmektedir.

·  Birinci sınavın her yıl, ikinci sınavın iki yılda bir yapılması zorunlu kılınmaktadır.

·  İdari yargı hakim adayı olabilmek için hukuk fakültesi dışından alınacakların oranı %20 ile sınırlandırılmakta ve bunların hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat ve maliye alanı mezunları olmaları zorunluluğu getirilmektedir.

Ayrıca hakim ya da savcı adayı olabilmek için yapılacak yazılı ve sözlü sınavın içeriğiyle sınav ile sınav kurulunun yapısı değiştirilmektedir.

 

3.     Terör Propagandası Suçu ile haber verme sınırlarını aşmayan düşünce açıklamaları arasında ayrım yapılmasına ilişkin düzenleme:

 

Terörle Mücadele Kanununun 7 maddesinin ilgili ikinci fıkra hükmü şöyledir:

 

“Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca, basın ve yayın organlarının suçun işlenmesine iştirak etmemiş olan yayın sorumluları hakkında da bin günden beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.”

Gerekçede, kişinin belli bir olay hakkındaki düşüncesini açıklamaktan ibaret olan eleştiri hakkının suç oluşturmayacağı, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında eleştiri hakkının güvence altına alındığı ancak mahkemeler tarafından bu hükme dayalı olarak farklı kararlar verildiği belirtilmektedir. Düzenleme bu amaçla terör propagandası ile haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları arasında ayrım yapılmasını ve mahkemeler arasındaki farklı uygulamaları gidermeyi amaçlamaktadır. Önerilen düzenleme gereğince haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları terör propagandası suçu olmaktan çıkarılmaktadır.

 

4.     Çocukların korunmasına yönelik düzenlemeler

 

A.     Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin yetkisinin sınırlanması

 

Mevcut düzenlemede Cumhuriyet savcısı, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olup, üst sınırı bir yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı, yeterli şüphenin varlığına rağmen, kamu davasının açılmasının beş yıl süreyle ertelenmesine karar verebilmektedir.

Teklifin amaçlarından biri yargının yükünün hafifletilmesi olduğundan aşağıda incelenecek olan bir düzenlemede buradaki bir yıllık üst sınır iki yıla çıkarılmaktadır. (Ayrıca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olmayan suçlar da erteleme kapsamına alınmaktadır.) Genel Kurul’da verilen önerge ile bu üst sınır 3 yıl olarak değiştirilmiştir. Bu düzenlemenin amacı Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin yetkisini genişletmektir. Bu yolla yargının önündeki dava sayısı azalacaktır.

Teklifte getirilen bir başka düzenlemeyle Cumhuriyet savcısının takdir yetkisi suça sürüklenen çocuklar yönünden daha da genişletilmekte ve beş yıla çıkarılmaktadır. Böylece suça sürüklenen on beş yaşını doldurmamış çocukların beş yıla kadar ceza gerektiren suçlarına ilişkin kamu davalarının Cumhuriyet savcısının takdiriyle beş yıl ertelenmesi olanaklı kılınmaktadır. İlk durumda amaç dava dosyalarının azaltılması iken, buradaki amaç çocukların korunmasıdır.

 

B.    Çocuk ve mağdurların ifade ve beyanlarının alınması sırasında korunmaları

 

·       Çocuk ve mağdurların ifade ve beyanlarının özel ortamda uzmanlarca alınması olanaklı kılınmaktadır.

·       Çocuk ve mağdurların sanık ile yüz yüze gelmesinde sakınca bulunması durumunda ifade ve beyanlarının özel ortamda uzmanlarca alınması olanaklı kılınmaktadır.

·       Çocukların cinsel istismarı suçlarında soruşturma evresindeki beyanların, çocuklara hizmet veren merkezlerde Cumhuriyet savcısının nezaretinde uzmanlarca alınması öngörülmektedir.

·       Kovuşturma aşamasında mağdur çocuğun beyanının alınmasının veya başka bir işlem yapılmasının zorunlu olduğu hallerde beyanların belirtilen merkezlerde uzmanlar tarafından alınması öngörülmektedir.

·       Soruşturma evresindeki söz konusu beyan ve görüntülerin kayda alınması olanaklı kılınmaktadır.

·       Türk Ceza Kanununa göre kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaktadır. Kişisel veriler burada sözü edilen beyan ve görüntüler olduğunda verilecek cezanın bir kat artırılması öngörülmektedir.

 

5.     Tutukluluk sürelerine ilişkin düzenlemeler

 

Mevcut düzenlemelere göre:

1.     Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıldır ve bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha uzatılabilmektedir.

2.      Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır ve bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek üç yıla kadar uzatılabilmektedir.

3.      Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda üç yıllık üst sınır beş yıla kadar uzatılabilmektedir.

Önerilen düzenlemelere göre soruşturma ve kovuşturma aşamaları birbirinden ayrılmakta ve soruşturma aşamasında geçirilecek tutukluluk süresine de bir üst sınır getirilmektedir. Buna göre.

Birinci durumda soruşturma aşamasındaki tutukluluğun üst sınırı altı ay,

İkinci durumda soruşturma aşamasındaki tutukluluğun üst sınırı bir yıl

Üçüncü durumda soruşturma aşamasındaki tutukluluğun üst sınırı bir yıl altı aydır.

 

Tutukluluk sürelerinin toplam ve soruşturma aşamasındaki üst sınırları

Tutukluluk sürelerinin toplam ve soruşturma aşamasındaki üst sınırları

Önerilen düzenlemeye göre tutukluluk süreleri çocuklar için düşürülmektedir. Bu süreler on beş yaşını doldurmamış çocuklar için yarısı kadar iken on beş-on sekiz yaş arası çocuklar için dörtte üçü kadardır.

 

6.     Yargının yükünün hafifletilmesi

A.    Yargının yükünün hafifletilmesinde eski yöntemlerin genişletilmesi

(1)  Kamu davasının ertelenmesinin kapsamındaki suçların genişletilmesi

Mevcut düzenlemeye göre Cumhuriyet savcısı, yeterli şüphenin varlığına rağmen belli suçlar bakımından kamu davasının açılmasının beş yıl süreyle ertelenmesine karar verebilmektedir. Bu suçlar,

1.     Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan ve

2.     Üst sınırı bir yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardır.

Önerilen düzenlemeyle

1.     Soruşturulması veya kovuşturulması şikâyete bağlı olmayan suçlar bakımından da erteleme imkânı getirilmektedir.

2.     Üst sınır bir yıldan iki yıla çıkarılmaktadır.

3.     Uzlaşma ve ön ödeme kapsamındaki suçlar, zaten soruşturma ve kovuşturmayı engelleyebildiklerinden erteleme kapsamından çıkarılmaktadır.

Dolayısıyla istisnalar hariç olmak ve uzlaşma ve ön ödeme kapsamında olmamak koşuluyla üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren bütün suçlar erteleme konusu olabilecektir.

İstisnalar: (a) Örgüt suçları, (b) Kamu görevlisi tarafından, kamu görevlisine karşı ve asker kişiler tarafından işlenen suçlar, (c) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar.

Ayrıca mevcut düzenlemeye göre sadece suçtan zarar gören bu karara itiraz edebilirken, önerilen düzenlemeyle şüpheli de karara itiraz edebilecektir.

 

(2)  Uzlaşma kapsamındaki suçların genişletilmesi

Mevcut düzenlemeye göre aşağıdaki suçlarda şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulmak zorunluluğu bulunmaktadır:

a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.

b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan;

1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),

2. Taksirle yaralama (madde 89),

3. Tehdit (madde 106, birinci fıkra),

4. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),

5. Hırsızlık (madde 141),

6. Dolandırıcılık (madde 157),

7. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),

8. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239), suçları.

c)  Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar.

d) Diğer kanunlarda uzlaştırma konusunda açık hüküm bulunan haller.

Teklifte üç suç daha uzlaştırma kapsamına alınmakta ve bu sayede yargının yükünün hafifletilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır:

1.     İş ve çalışma hürriyetinin ihlali,

2.     Güveni kötüye kullanma,

3.     Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi.

Önerilen düzenlemeyle ayrıca uzlaştırmanın yaygınlaştırılması için süre ve fail bakımından çeşitli iyileştirmeler yapılmaktadır.

 

B.    Yargının yükünün hafifletilmesinde yeni yöntemler

(1)  Seri Muhakeme Usulü

Mahkemelerde biriken dava dosyalarının azaltılması için çeşitli Avrupa ülkelerinde uygulanmakta olan seri muhakeme usulü getirilmektedir.

·       Seri muhakeme usulü soruşturma evresinin sonunda kamu davasının ertelenmesi kararı verilmediği takdirde uygulanabilir.

·       Bu yöntem Kanunda sayılmış olan çeşitli suçlar bakımından uygulanabilir; sayılmayan suçlar için uygulanamaz. (Hakkı olmayan yere tecavüz, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, gürültüye neden olma …vs.)

·       Usulün uygulanmasından önce Cumhuriyet Savcısı veya kolluk görevlileri şüpheliyi usul hakkında bilgilendirmek zorundadır.

·       Usulün uygulanması Cumhuriyet Savcısı tarafından şüpheliye teklif edilir.

·       Teklif sırasında müdafii de hazır bulunur.

·       Usulün uygulanması şüphelinin kabulüne bağlıdır.

·       Usulün kabulü halinde suça uygulanacak cezanın alt ve üst sınır arasında Cumhuriyet savcısı tarafından tespit edilen cezanın yarısı uygulanır.

·       Belirlenen ceza, koşulların varlığı halinde seçenek yaptırımlara çevrilebilir ya da ertelenebilir.

·       Koşulların varlığı halinde hükmün açıklanması geriye bırakılabilir.

·       Bu usulün uygulanması güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümlerin uygulanmasına engel oluşturmaz.

·       Cumhuriyet Savcısı bu usulün uygulanmasını mahkemeden ister.

·       Cumhuriyet Savcısı istem yazısında çeşitli bilgilere yer vermek zorundadır.

·       Mahkeme usulün koşullarının bulunduğu kanaatine ulaşırsa belirlenen yaptırım doğrultusunda karar verir.

·       Koşulların oluşmadığını düşünen mahkeme talebi reddederek dosyayı geri gönderir.

·       Şüpheli usulü kabul ettiği halde mazeretsiz olarak mahkemeye gelmezse usulden vazgeçmiş sayılır.

·       Dosyanın Cumhuriyet savcılığına geri gelmesi halinde beyanlar ve önceki belgeler delil olarak kullanılmaz.

·       Suçun iştirak halinde işlenmesi halinde usulün uygulanabilmesi için bütün şüphelilerin usul teklifini kabul etmeleri gerekir.

·       Yaş küçüklüğü ve akıl hastalığı ile sağır ve dilsizlik hallerinde bu usul uygulanmaz.

·       Cumhuriyet Savcısının istemi doğrultusunda mahkeme tarafından kurulan hükme itiraz etmek mümkündür.

·       Şüpheliye ulaşamama halinde bu usul uygulanamaz.

 

Seri Muhakeme usulü

Seri Muhakeme usulü

 

(2)  Basit Yargılama Usulü

Ağır cezayı gerektiren suçlar ile basit suçların yargılama usulü arasında ayrım yapılmamış olması her suç tipi için ciddi bir zaman ayrılmasına neden olmaktadır. Önerilen düzenlemeyle suçlar arasında bir ayrıma gidilmesi ve basit suçların fazlaca zaman harcanmadan sonuçlandırılmalarının sağlanması amaçlanmaktadır. Böylece mahkemeler ağır suçlar için daha fazla yargılama zamanına sahip olacaklar ve mahkemelerdeki dosyalarda birikme olmayacaktır.

·       Adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda bu usulün uygulanmasına karar verilebilir.

·       Bu karar asliye ceza mahkemesince verilir.

·       Bu usulün uygulanmasına karar verildiği hallerde iddianame sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilir.

·       Beyan ve savunmaların on beş gün içinde yazılı olarak bildirilmesi istenir.

·       Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği de belirtilir.

·       Bu arada toplanması gereken belgeler ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir.

·       Süre dolduktan sonra karar verilir.

·       Mahkûmiyet kararı verilirse ceza ¼ oranında indirilir.

·       Koşulları varsa seçenek yaptırımlara çevirme, erteleme, hükmün açıklamasının geriye bırakılması hükümleri uygulanabilir.

·       Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları da belirtilir.

·       Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir.

·       İtiraz halinde olağan yargılama yöntemine dönülür.

·       Hüküm verilinceye kadar her aşamada olağan yargılama yöntemine geri dönülebilir.

·       Kapsamda olmayan bir suçla birlikte işlenen bir suçun basit yargılama yöntemine tabi tutulması mümkün değildir.

·       Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik halleri ile kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar bakımından bu usul uygulanmaz.

 

Basit Yargılama Usulü

Basit Yargılama Usulü

 

C.    Yargının yükünün hafifletilmesinde daha önceden alınan tedbirlerin gözden geçirilmesi

Getirilen düzenlemelerle istinaf kanun yolunun daha etkin hale getirilmesi amaçlanmaktadır. Bu çerçevede

·       Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin duruşma açmaksızın esastan ret kararı verebileceği kararların kapsamı genişletilmektedir.

·       Belli hallerde hukuka aykırılığı bu mahkemeler tarafından resen düzeltilerek esastan ret kararı vermeleri olanaklı hale getirilmektedir.

Bölge adliye mahkemelerinin bozma yetkileri genişletilmekte ve ilk derece mahkemelerinin daha titiz karar vermeleri sağlanmaya çalışılmaktadır.

 

7.     İçtihat Birliğinin sağlamaya yönelik düzenlemeler

 

A.    Adli yargıda

·       Temyiz edilebilecek kararların kapsamı genişletilmektedir.

·        Bu kapsama daha çok ifade özgürlüğüyle ilişkili suçlar alınmaktadır.

·        Bu yolla özellikle temel hak ve özgürlükler alanında ülke genelinde bir içtihat birliği sağlanmaya çalışılmaktadır.

·       Temyiz kapsamına alınan suçlar şunlardır:

o   Hakaret

o   Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit

o   Suç işlemeye tahrik

o   Suçu ve suçluyu övme

o   Halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama

o   Kanunlara uymamaya tahrik

o   Cumhurbaşkanına hakaret

o   Devletin egemenlik alametlerini aşağılama

o   Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama

o   Silahlı örgüt

o   Halkı askerlikten soğutma

o   Terörle Mücadele Kanunundaki çeşitli suçlar

o   Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Kanununda tanımlanan çeşitli suçlar

B.    İdari yargıda

·       Mevcut durumda aynı veya farklı bölge idare mahkemesi daireleri tarafından benzer olaylarda verilen kararlar arasındaki uyuşmazlık ve aykırılıkları giderme görevi Danıştay İçtihatları Birleştirme Kuruluna verilmiştir.

·       Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini Danıştay’dan gerekçeli olarak istemeleri üzerine bu Kurul toplanarak karar vermektedir.

·       İçtihatları Birleştirme Kurulu, Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri, dava daireleri başkanları ve üyelerinden kurulmakta ve en az otuz bir kişi ile toplanmaktadır.

·        Esas hakkındaki kararlar, birinci toplantıda Kurul üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ve bu toplantıda karar yeter sayısı sağlanamaz ise ikinci toplantıda mevcudun salt çoğunluğu ile verilmektedir.

·       Kurulun geniş katılımlı yapısı nedeniyle sık toplanması söz konusu olamamakta ve toplandığı zamanlarda da diğer kurul ve dairelerin işi aksamaktadır.

·       Öte yandan Kurula karar vermesi için herhangi bir süre sınırlaması da getirilmemiştir.

·       Bu durum kararlar arasındaki aykırılık ve uzlaşmazlıkların giderilmesini geciktirmekte ve Danıştay kurulları ile dairelerinin işleyişinde aksaklıklara neden olmaktadır.

·       Teklif bu sorunu çözmeye çalışmakta ve bu amaçla bu görevi Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulundan alarak konusuna göre İdari Dava Daireleri Genel Kurulu ile Vergi Dava Daireleri Genel Kuruluna vermektedir.

·       Teklif bu kurullara üç ay içinde karar verme zorunluluğu getirerek içtihat birliğinin bir an önce ve işlerde aksamalara yol açmadan sağlanmasını güvenceye almaktadır.

·       İdari Dava Daireleri Kurulu, idari dava dairelerinin başkanları ile her idari dava dairesinden iki yıl için Başkanlık Kurulu tarafından görevlendirilen iki asıl ve iki yedek üyeden; Vergi Dava Daireleri Kurulu ise vergi dava dairelerinin başkanları ile her vergi dava dairesinden iki yıl için Başkanlık Kurulu tarafından görevlendirilen üç asıl ve üç yedek üyeden oluştuğundan, Kurulların toplantısında benzer bir sorun yaşanmamaktadır.

·       Bu kararların kesin olduğu öngörüldüğünden, içtihat birliğinin kısa süre içinde sağlanması beklenmektedir.

 

8.     Soruşturma dosyasının iade edilmesi

 

Teklifte soruşturmalar tam anlamıyla sonuçlandırılmadan eksikliklerle dava açılmasının önüne geçilmeye çalışılmakta ve iade nedenleri genişletilerek mahkemelere bu tür iddianameleri iade etme yetkisi tanınmaktadır. Gerekçede, açılan davaların bir an önce kesintisiz biçimde sonuçlandırılmasının amaçlandığı belirtilmektedir. Delilleri tam olarak toplanmış dosyaların karara bağlanması kolaylaşacağından, davaların kısa sürede sonuçlandırılması mümkün olacak ve davaların birikmesinin önüne geçilmiş olacaktır.

 

9.     Soruşturma ve kovuşturma evresinde çeşitli giderler

 

Soruşturma ve kovuşturma evresinde dava nakli veya adli tıp işlemleri nedeniyle yerleşim yeri dışında bir yere gitme zorunluluğu doğması halinde mağdurun masraflarının Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanması olanaklı kılınmaktadır.

 

10.     İdari yargıda da ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma yapılması

 

Teklifle hukuk yargılamasında uygulanan ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasının idari yargıda da uygulanması olanaklı kılınmaktadır.

Düzenlemenin adil yargılanma hakkının sağlanması ve davanın en az giderle ve mümkün olan süratle sağlanması amacıyla yapıldığı belirtilmektedir.

 

11.     Ön ödemenin takside bağlanması

 

Yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların failinin belirlenen miktarı ödemeleri halinde haklarında kovuşturma açılmaması mümkündür. Önerilen düzenlemeyle belirlenen miktarın, istem üzerine, üç eşit taksitte ödenmesine olanak tanınmaktadır. Ayrıca ön ödemeye tabi yeni suçlar tanımlanmaktadır.

 

12.     Aile mahkemelerindeki uzmanların görev yeri değişikliği

 

Bu uzmanların aile mahkemesi bünyesinde yer almaları uygulamasından vazgeçilerek bu kişilerin adliyede kurulacak müdürlüklerde istihdam edilmesi yoluna gidilmektedir. Böylece uzmanların görevlendirildikleri her mahkemede görev yapmaları olanaklı kılınmaktadır.

 

13.      İnternet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı

 

Getirilen düzenlemeye göre

·       Kural olarak erişimin engellenmesi kararları ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla verilecektir.

Ancak, teknik yönden

·       İhlale ilişkin içeriğe erişimin engellemesinin yapılamadığı veya

·       İlgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlarda

·       İnternet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı verilebilecektir.

·       Böylelikle erişimin engellenmesinde ölçülülük ilkesine uygun olarak kademeli bir yaptırım uygulanmaya çalışılmaktadır.

YAZAR mecliste.org

mecliste.org, meclisin yasama, denetim ve temsil işlevleri hakkında ve kanun tasarı ve tekliflerinin içeriği ile ilgili doğru, güvenilir bilgiye sahip olmak, kanun tasarı ve teklifleri ile ilgili farklı bakış açılarını görmek, yasa yapım sürecinde karar vericilere görüşlerini ve önerilerini iletmek isteyenlerin Türkiye’de ilk kez buluşacağı bir platform.