mecliste.org'dan

Meclis bu yasama dönemini, 11. Kalkınma Planı’yla kapattı

mecliste.org
19 TEMMUZ 2019
mecliste.org'dan

Daha önce konan 2023 hedeflerinden ciddi bir sapma öngören 11. Kalkınma Planı meclisten geçti. Yürütme, planı katılımcılık ve içerilen somut hedeflerle savunurken, muhalefetin hedefinde hazırlanış sürecinin zayıflığı, yasama sürecinin aceleye gelmesi ve usul sorunları, içeriğin sosyal devletin gereklerine uymaması, 2012 hedeflerinin gerisinde kalınması ve demokratikleşme ajandasının yetersizliği vardı.

 

TBMM Genel Kurulu, dün son oturumunu yaparak tatile girdi. Son oturumun gündeminde, Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ilk kalkınma planı olan 11. Kalkınma Planı vardı. Plan uzun tartışmalar sonucu da olsa kabul edildi.

 

11. Kalkınma Planı, Cumhuriyet tarihinde ilk kez, olması gerekenden bir yıl geç açıklandığı ve 2023 vizyonundan ciddi bir sapma öngördüğü için tartışmalara neden olmuştu. 15 Temmuz günü Plan ve Bütçe Komisyonunda başlanan görüşmeleri, 16 Temmuz Salı günü tamamlanmış; muhalefet şerhi ve rapor için komisyona bir gün süre verilmişti. 2019-2023 dönemini kapsayan plan, “Türkiye’nin kalkınma vizyonunu ortaya koymak, milletin temel değerlerini ve beklentilerini karşılamak, ülkenin uluslararası konumunu yükseltmek ve halkın refahını artırmak için temel yol haritası” olarak açıklanmış ve vizyonunun da “Daha fazla değer üreten, daha adil paylaşan, daha güçlü ve müreffeh Türkiye” olduğu duyurulmuştu. Planın merkezinde, rekabetçiliğin ve verimliliğin artırılması yer alıyor.

 

Kalkınma planlarının nasıl görüşüleceğiyle ilgili usul belirsizliği

 

Meclisteki görüşmeler, başkanvekili Levent Gök’ün açtığı, yeni sistemde Kalkınma Planlarının görüşülmesi usulüne dair belirsizlik olduğu ve yürütmenin temsilinin mümkün olmadığına dair usul tartışmasıyla ile başladı. Gök, içtüzük değişiklikleri ve kalkınma planlarının görüşülmesine dair kanun ve Anayasa arasında belirgin bir çelişki olduğunu ifade etti ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın sunuş talebinin karşılanamayacağını belirtti. Ancak yine de planın ve komisyon raporunun görüşmelerinde yürütmenin temsil edilmesine izin verildi, yürütme temsilcisi olarak da Oktay’ın sunuş talebi kabul edildi.

 

Görüşmelerde ilk olarak, planın mevcut bölümleri itibarıyla iki bölüm halinde tartışılması kararlaştırıldı. Her bölüm üzerinde siyasi parti grupları ile istemi hâlinde yürütmenin ve Komisyonun konuşma sürelerinin otuzar dakika, kişisel konuşmaların her bölümünde iki konuşmacı olmak şartıyla onar dakika, ayrıca istemleri hâlinde ikinci bölüm görüşmelerinde TBMM’nde grubu bulunmayan siyasi parti temsilcilerinden birer kişiye en sonunda beşer dakika şeklinde olması, siyasi parti gruplarının sürelerinin birden fazla konuşmacı tarafından kullanılabilmesi ve yürütmenin sunuş konuşmasının altmış dakika olması önerisi kabul edildi.

 

Ayrıca, planın yürütmeye geri verilmesine ilişkin gerekçeli önergelerin, her bir başlıkla ilgili görüşmeler bitmeden önce başkanlığa iletilmesi; önergeler üzerinde komisyon, yürütme ve önerge sahibi tarafından yapılacak olan konuşmaların beşer dakika olması kararlaştırıldı. Planın görüşmelerinin ardından, TBMM’nin 1 Ekim 2019 saat 15.00’te toplanmak üzere tatile girmesi önerisi de kabul edildi.

 

Fuat Oktay: Plan katılımcı bir yaklaşımla hazırlandı

 

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, ilk olarak gecikme tartışmalarına yanıt verdi. Çalışmaların 2016 yılında başladığını, 2018 Nisan ayında plan taslağının hazırlandığını, ancak 24 Haziran seçimleri nedeniyle mecliste görüşülmesinin mümkün olmadığını söyleyen Oktay, planın hazırlanmasında, başta bakanlıklar olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra, toplumun tüm kesimlerinin temsilcilerinin katkı verdiğini öne sürdü. Buna göre bakanlıklar, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve akademiden 3.500’ü aşkın temsilciden görüş alındı, 75 özel ihtisas komisyonu ve çalışma grubu oluşturuldu. Ayrıca, tüm illerde toplam 267 toplantı ve çalıştay yapıldı, yerelde 12 bin kişinin katkısı alındı, internet üzerinden gerçekleştirilen bir anketle 19 bin vatandaşın fikir ve önerilerine danışıldı.

 

Planın büyüme modelinin, 2033 yılına kadar sürecek nüfus projeksiyonları, yatırım ve üretim kapasitesiyle dış ticarete yönelik analizler çerçevesinde oluşturulduğunun altı çizen Oktay, tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinde katma değere katkının artarak süreceği, bununla birlikte bu katma değer artışları içerisinde sanayinin payının artacağı yapısal bir dönüşümün öngörüldüğünü, beş yıllık somut hedeflerin de belirlendiğini açıkladı. 10. planda 71 milyar dolar olan öngörülen yatırım hacminin, 11. planda 84 milyar dolara çıktığı da belirtildi.

 

Muhalefet: Sosyal devletin gereklerine aykırı, demokratikleşme ajandası zayıf, 2012 hedeflerinin bile gerisinde

 

Planın, hem komisyon hem de genel kurulda aldığı eleştiriler, hazırlanış biçimi, yasama sürecinin hızlı olması, katılımcılıkta yetersiz kalması, toplumun büyük çoğunluğuna hitap etmemesi, usulüne uygun görüşülmemesi ile 2012 hedeflerinin gerisinde kalınması ve demokratikleşme ajandasının zayıf olmasıydı.

 

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu ise normalde otuz gün içerisinde yapılması gereken görüşmelerin, dört günde tamamlanmasını eleştirdi ve planın meclisin kapanacağı son gün görüşülmesinin de sorunlu olduğunu ifade etti. Kuşoğlu, 2019’un ilk çeyreğinde Türkiye’nin 2,6 küçüldüğüne de işaret ederek, plan hedeflerinin gerçekçi olmadığını da vurguladı. Planın anayasal bir gereklilik olarak orta vadeli mali plan, orta vadeli program, yıllık programlar ve bütçeyle uyumlu olması gerekirken, 2019 Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’yla çelişen hükümler içerdiği de Kuşoğlu’nun diğer bir eleştirisi idi.

 

İYİ Parti Bursa Milletvekili İsmail Tatlıoğlu, planların başarısı için iyi bir hazırlanma dönemi gerektiğini vurguladı, planın ticaret odaları, sanayi odaları, sendikalar, siyasi partiler ve diğer paydaşlarla günlerce tartışılması gerektiğinin altını çizdi. Tatlıoğlu planın meclise verilen taslağının medyada bile yeterince yer almadığı ifade ederken, plandaki hedeflerin 2008 ve 2012 hedeflerinin gerisine düştüğünü de vurguladı. Tatlıoğlu, planın demokrasi, insan hakları ve adalete dair kayda değer birşey söylemediğini iddia etti.

 

HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan ise, planın yoksulları değil, şirketleri kalkındırmayı hedeflediğini ifade etti: “Sayın Oktay tam bir CEO’nun hazırlayacağı planı hazırlamış. Şirketleri esas almış, kârı öne koymuş. Bakın, kâr öncelemek var, şirketleri öncelemek var. İnsan yok, doğa yok, kadın yok, emekçi yok, yoksul yok, çiftçiler yok. Biz Anayasa’ya göre sosyal bir devletiz ve sosyal bir devletin görevi, önceliği sosyal politikalardır” dedi.

 


 

Kalkınma Planı nedir, neden ve nasıl yapılır?

 

Türkiye karma bir ekonomi modeli benimsediğinden ötürü, ekonomik gelişim ve kalkınma, liberal ekonomilerde olduğu gibi yalnız piyasa dinamiklerine bırakılmıyor, kalkınma hedefleri uyarınca belli alanlarda planlı bir ekonomik gelişme sağlanmaya çalışılıyor. 1960’dan itibaren ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmanın hızlandırılması, uygulanan politikalar arasında uyum sağlanması, toplumsal ve kültürel dönüşümün yönlendirilmesi ve ekonomiye rasyonel kamu müdahalesinin temini amacıyla Kalkınma Planlarının hazırlanması ve uygulanması fikri benimsendi. Planlı kalkınma ve planların devlet tarafından hazırlanması 1982 Anayasasında hükme bağlandı. Beşer yıllık dönemler itibariyle hazırlanan kalkınma planları, yıllık programlarla da uygulamaya geçiyor. Planlar bütüncül yaklaşımları nedeniyle değişik ekonomik ve sosyal politikaların birbirleriyle tutarlılığını sağlayan ve bu kararların nihai etkilerini test eden önemli araçlar. Planlar yatırım programlarında bir disiplin sağlayarak gereksiz müdahaleyi ve israfı önlemekle de yardımcı. Planlar ve yıllık programlar ve onlara dayalı bütçeler, yürütme tarafından hazırlanıyor ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşüldükten sonra yasalaşıyor. Yeni hükümet sisteminde planların hazırlanmasından sorumlu cumhurbaşkanlığı birimiyse, Strateji ve Bütçe Başkanlığı. Yeni hükümet sisteminin ilk kalkınma planı olan 2019-2023 11. Kalkınma Planı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayının ardından TBMM’ye sunuldu.

 


 

11. Kalkınma Planında neler var?

 

  • 11. Kalkınma Planının hedef ve politikaları beş ana başlık altında toplanıyor: “İstikrar ve güçlü ekonomi”, “rekabetçi üretim ve verimlilik”, “nitelikli insan, güçlü toplum”, “yaşanabilir şehirler, sürdürülebilir çevre”, “hukuk devleti, demokratikleşme ve iyi yönetişim”. Plan 2019 ve 2023 yıllarını kapsıyor.
  • Kalkınma Planına bir önceki beş yıllık plandan farklı olarak ilk kez “hukuk devleti, demokratikleşme ve iyi yönetişim” başlığıyla yeni bir bölüm eklendi.
  • Bir önceki kalkınma planında “toplumsal cinsiyet eşitliği” ifadesi varken hazırlanan yeni planda bu ifade kaldırıldı. Ancak yeni insan hakları eylem planının hazırlık haberi verildi.
  • 10. Kalkınma Planı’nda 2023 yılı için kişi başına düşen gelirin 25 bin dolar olması hedeflenirken, 11. planda bu hedef 12 bin 484 dolar olarak revize edildi.
  • 10. Kalkınma Planında 2023 yılı için  gayrisafi yurtiçi hasılanın 1 trilyon 285,5 milyar dolar olması hedeflenirken, bu planda hedef 1 trilyon 80 milyar dolar. 
  • 10.planda 2023 için konan 500 milyar dolarlık ihracat hedefi, 226,6 milyar dolar olarak revize edildi.
  • Planda atma değer üretebilecek alanlar için finansman kaynaklarının artırılması ve çeşitlendirilmesine yönelik, Kredi Garanti Fonu ve KOSGEB’in sunduğu finansal imkanların daha çok imalat sanayisine yönlendirilmesi, Kalkınma ve Yatırım Bankasının ve Türkiye Varlık Fonunun kilit sektörleri desteklemede daha aktif rol alması ve Eximbankın destek programlarının güçlendirilmesi amaçları kondu. Yüksek teknolojili sektörlere verilen kredilerin toplam krediler içerisindeki payının yüzde 4,8’den yüzde 13’e çıkarılması hedefleniyor.
  • İşsizlik hedefi yüzde 9,9, enflasyon hedefi ise yüzde 5. Plana göre cari açığın milli gelire oranı da yüzde 0,9’a indirilecek.
  • Gayrisafi yurtiçi hasılaya oranla kamu borçlanmasında yüzde 1,7; genel devlet açığında yüzde 1,8; merkezi yönetim bütçe açığında ise yüzde 2’ye ulaşılacak.
  • Kalkınma Planı’nın “nitelikli insan, güçlü toplum” hedefi kapsamında plan döneminde tüm eğitim kademelerinde tekli eğitime geçilmesi ve bu amaçla ilave dersliklerin yapılması, erken çocukluk eğitiminde 5 yaşın zorunlu eğitime alınması, özel yetenekli çocuklar için eğitim, bilim ve değerlendirme kurulunun oluşturulması yapılacaklar arasında. Hazırlanan planda 2020-2023 dönemi itibarıyla yatırım programlarında  toplamda en büyük pay eğitime ayrılıyor. 
  • “Yaşanabilir şehirler, sürdürülebilir çevre” hedefi kapsamında, şehirlerde sağlıklı yaşam alanları oluşturmak, kentsel yeşil alan standartlarını ve yaşam kalitesini yükseltmek için millet bahçelerinin yaygınlaştırılması planlanıyor.
  • Kıdem tazminatı reformu” gerçekleştirilmesi de planda. Reform kapsamında sosyal tarafların mutabakatı dikkate alınacak, bireysel hesaplara dayalı kurulacak kıdem tazminatı fonu sistemde kalış süresi yeniden ele alınarak bireysel emeklilik sistemiyle entegre edilecek.
  • Yurtiçi tasarrufların milli gelire oranı yüzde 14’ten yüzde 30,3’e çıkarılacak.
  • Kamu emeklilik sistemi dışındaki sistemlere katılımın teşvik edilmesi; bireysel emeklilik sisteminin geliştirilmesi hedefleniyor.
  • Kimya, ilaç, tıbbi cihaz, makine, otomotiv, raylı sistem araçları sektörleri öncelikli sektör olarak sıralanmış. Bu sayede 2019-2023 döneminde 4,3 milyon ek istihdam yaratılması, yüzde 47,7 olan istihdam oranının 2023 yılında yüzde 50’ye çıkarılması ve yüzde 33 olan kayıt dışı istihdam oranının yüzde 28,5 indirilmesi hedefleniyor. Öncelikli sektörlerin imalat sanayi içerisindeki payın da yüzde 43,4’e çıkarılacak.
  • Yerli üretimin ve teknolojik kabiliyetlerin geliştirilmesi amacıyla, Cumhurbaşkanı başkanlığında Sanayileşme İcra Kurulu oluşturulacak.
  • Tarıma yatırımlarla, işletmeye alınan sulama alanı 3,34 hektardan 5,34 hektara çıkarılacak. Toplulaştırılan arazi miktarı ise 6,2 milyon hektar olacak.
  • Planın iyi kamu yönetişiminin unsurlarından olan “Dijital Türkiye” bölümünde, bir kamu kurumu tarafından üretilen belgenin, diğer bir kamu kurumu tarafından istenmemesi çalışmasında ilerleme kaydedildiği belirtildi ve kararlılık öngörüldü.
  • Demokratik, çoğulcu, şeffaf ve hesap verebilir bir sivil toplum için, kapsayıcı bir mevzuat düzenlemesi öngörülüyor. STK’ların kamu yararı statüsünün ve vergi muafiyetlerinin yeniden düzenlenmesi, üniversitelerde sivil toplum merkezlerinin yaygınlaştırılması, sivil toplum sertifika ve yüksek lisans programlarının açılması bunlardan bazıları.

YAZAR mecliste.org

mecliste.org, meclisin yasama, denetim ve temsil işlevleri hakkında ve kanun tasarı ve tekliflerinin içeriği ile ilgili doğru, güvenilir bilgiye sahip olmak, kanun tasarı ve teklifleri ile ilgili farklı bakış açılarını görmek, yasa yapım sürecinde karar vericilere görüşlerini ve önerilerini iletmek isteyenlerin Türkiye’de ilk kez buluşacağı bir platform.