fbpx

mecliste.org'dan

Sağlık Bakanı Koca, Mecliste Covid-19 bilgilendirmesi yaptı

mecliste.org
19 MART 2020
mecliste.org'dan

TBMM Genel Kurulunda, coronavirüs gündemiyle düzenlenen  oturumda Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, alınan önlemler ve yapılan çalışmalar hakkında bilgilendirmede bulundu. Yarın hızlı tanı kitinin devreye gireceğini söyleyen Bakan Koca, ”Önümüzdeki 1-2 gün içerisinde yarın sabah itibarıyla olma ihtimalini yüksek gördüğümüz hızlı tanı kiti devreye girmiş olacak. Bütün ülkeye yaymak üzere bir planlama yaptığımızı buradan müjdelemek istiyorum” ifadelerini kullanarak, günde ortalama 10-15 bin test yapmayı hedeflediklerini kaydetti.

 

Bakan Koca’nın genel kurul konuşmasından bazı bölümler şöyle:

 

SAĞLIK BAKANI FAHRETTİN KOCA – Şimdi sizlere yeni coronavirüs yani Covid-19 olayının kısa bir tarihçesini hatırlatmak istiyorum; bu olayların ülkemizdeki gelişimini daha iyi değerlendirmemizi sağlayacaktır. 31 Aralık 2019’da Dünya Sağlık Örgütü Çin Ülke Ofisi, Çin’in Wuhan şehrinde sebebi bilinmeyen zatürre hastalarını bildirmişti. 7 Ocak 2020’de, etken, daha önce insanlarda tespit edilmemiş yeni bir “coronavirüs” olarak tanımlandı. Daha sonra bu yeni hastalığın adı “Covid-19” olarak kabul edildi. Hastalarda ateş, solunum zorluğu ve radyolojik olarak her iki akciğerde zatürreyle uyumlu bulgular tespit edildi. Ölümler genellikle ileri yaşlarda veya hipertansiyon, diyabet, kalp damar hastalığı, kanser, kronik akciğer hastalıkları başta olmak üzere eşlik eden sistemik hastalığı olan bireylerde gerçekleşti. İlerleyen günlerde vaka bildiren ülkelerin sayısı giderek arttı. Şubat ayı sonlarında yerli bulaşın yaşandığı ülkeler ortaya çıkmaya başladı. Mart 2020 başı itibarıyla Çin’de salgının hızı yavaşlarken İran, Güney Kore ve İtalya’da Covid-19 vakaları ve buna bağlı ölümler hızla arttı. Salgının merkezi Avrupa’ya kaydı.

 

Dünya Sağlık Örgütü 11 Mart 2020 tarihinde pandemi yani tüm dünyayı etkileyen ve can kaybına yol açan salgın ilan etmiştir. Hastalık esas olarak damlacık yoluyla bulaşmaktadır. Ayrıca, hasta bireylerin öksürme, hapşırma yoluyla ortaya saçtıkları damlacıklara diğer kişilerin elleriyle temas etmesi sonrasında ellerini ağız, burun ve göz mukozasına götürmesiyle bulaşmaktadır. Kuluçka süresinin asgari iki, azami on dört gün, ortalama beş altı gün olduğu gözlenmiştir. Virüsün bulaştırıcılık süresi kesin olarak bilinmemektedir.

 

Semptomatik dönemden bir iki gün önce başlayıp semptomların kaybolmasıyla sona erdiği düşünülmektedir. Enfeksiyonun yaygın belirtileri ateş, öksürük ve solunum sıkıntısıdır; daha ciddi vakalarda zatürre, ağır akut solunum yolu enfeksiyonu, böbrek yetmezliği ve hatta ölüm gerçekleşebilmektedir. Ölüm hızı SARS salgınında yüzde 11, MERS salgınında yüzde 35’le 50 arası iken, Dünya Sağlık Örgütünün Çin Halk Cumhuriyetine ait Covid-19 raporuna göre ölüm hızı yüzde 3,8 olarak bildirilmiştir.

 

Covid-19 olası vaka tanımına uyan hastalarda solunum yolu numuneleri referans laboratuvarda çalışılmakta ve 16 ilde hizmet veren laboratuvarlarda değerlendirilmektedir. Laboratuvar sayımız kısa zaman içinde 25 ilde toplam 36’ya çıkacaktır. Bugün itibarıyla 2 vakıf üniversitesinin devreye girmesiyle 18 merkezde çalışmaya başladığını söylemek istiyorum.

 

Virüsün dünyaya açıklandığı 10 Ocak tarihinden itibaren ülkemiz hızlı ve aktif davranmıştır, olayların önünde olmuştur. Daha önce yaşanan ve yine aynı gruptan virüslerin yol açtığı SARS ve MERS hastalıklarının yayılma hızının ve etkilerinin bilgisine sahip bir sağlık sistemine sahip ülke olarak hızlı hareket etmenin hayati değerde olduğunu biliyorduk. Riskten koruyucu tedbirleri erkenden aldık. Sürecin ilk gününden itibaren Sayın Cumhurbaşkanımızın hassasiyet ve yakından takip etmelerinin ve Bilim Kurulunun ve Bakanlığımızın önerilerinin hızla, daha ötesinde, önünde kararlar alarak devreye girmiş olmasının bu başarıda büyük ve en önemli pay olduğunu söylemek istiyorum.

 

İşe, Coronavirüs Bilim Kurulunu oluşturarak başladık. Çoğu tedbirimiz DSÖ’nün gereklilik ilanından önce uygulamaya konmuştur. Tüm dünyadan gelen verileri analiz ettik. Avrupa ve Amerika daha olayın farkına varmamışken ülkemizde hastalık hakkında ilk rehber hazırlıkları başladı ve Bilim Kurulu bu rehberi hızla yayınlamış oldu. Hastalığın Çin’den dünyaya yayıldığı anlaşıldığı anda oradan gelen uçuşlara tedbir konuldu. Salgının ülkemize gelmesi hâlinde alınacak tedbirlere dair algoritmalar geliştirilmeye başlandı. 31 Ocakta Dünya Sağlık Örgütü “kamu sağlığı acil durumu” ilan ettiğinde durumun vahametini önceden kavramış olarak salgına yönelik hazırlıklarımızı tamamlamaya başladık. Virüsün görüldüğü ülkelere uçuşlara yasak koyduk. Sınır komşularımızın virüsle mücadelesinin zafiyet içinde olduğunu görerek kara sınır kapılarımızı kapattık. Gelen vatandaşlarımızı, sağlık kontrolü ve on dört günlük izolasyon tedbirleriyle ülkemize kabul ettik. Bu arada uçuş yasağı ve sınır kapatması uyguladığımız ülkelerdeki vatandaşlarımızı, tahliye etmek üzere operasyonlara başladık. İlk operasyonumuz, hatırlayacağınız gibi salgının kaynağı Wuhan şehrindeki vatandaşlarımıza yönelikti.

 

Bildiğiniz gibi olay, 11 Martta “pandemi” olarak tanımlandı. Bizim mücadelemizin mantığı baştan beri böyleydi. Atılacak adımlar kamu kurumlarımıza bildirilmişti. Virüsün hızla yayıldığı ülkelerin yaptığı hatalardan sonuç çıkardık, başarılı örnekleri model aldık. İran, Kum ve Meşhed şehrinde odaklanan vakaları izole etmeyerek virüsün tüm ülkeye yayılmasına sebep oldu. İtalya, Çin’den gelenlerin ülke içinde serbest dolaşmasına izin vererek salgının tüm Avrupa’ya yayılmasına sebep oldu. Ben buradan artık bütün Avrupa ülkelerinde yaygın olarak görüldüğünü ve bu Avrupa ülkelerinde görüldüğünde de görüldükten sonra da ilk iki-üç hafta da çok ciddi bir çıkışla kendisini gösterdiğini grafikle de göstermek istiyorum.

 

Vermek istediğim başka bazı bilgiler var: Tüm uluslararası uçuşları risk görerek hava meydanlarında termal kamera uygulamasıyla 4 milyon 603 bin yolcumuzu kontrolden geçirdik. Deniz giriş noktalarındaysa termal taramadan geçirilen yolcu sayısı 15.200 olmuştur. Kara hudut kapılarımızda termal kamera kontrolünden geçirilen 189 bin yolcudan 1.103’ü kurduğumuz sahra hastanelerinde gözetim altına alınmış, 189 kişi hastaneye sevk edilmiştir. Umreden dönen vatandaşlarımız, önce sağlık muayenesiyle evlerinde izolasyona alınmış, son dönemde gelen sayının yüksekliği ve özellikle umreden gelen 1 vakada pozitif görülmesi üzerine, gece umreden gelecek olan vatandaşlarımızın artık evlerinde değil, boş olan öğrenci yurtlarımızda tekli odalarda izole edilmelerine -vaka görüldükten sonra- hızla karar verdik. Uçuş yasağının neredeyse tüm Avrupa’yı kapsaması sebebiyle buralarda çeşitli sebeplerle bulunan vatandaşlarımızı da ülkemize getiriyor; yine, yurtlarda izole ederek on dört günlük süreyi gözlem altında geçirmelerini sağlıyoruz. Hâlen toplamda 20 ülkeye uçuş yasağı uyguluyoruz. Tüm dünyada ülkelerin en hayati gündem maddesi hâline gelen Covid-19 hastalığı ve benzeri pandemilerle mücadelede Dünya Sağlık Örgütünün ısrarla dikkat çektiği, âdeta güvence olarak gördüğü iki nokta var. Mücadelede güvence değeri taşıyan bu iki unsur, kapsamlı bir sağlık sistemi ve bunun beraberinde getirdiği güçlü bir liderliktir. Devletimizin bu iki hayati güce sahip olduğuna milletimizin inancı tamdır.

 

Vatandaşımızın bu sağduyusunu zayıflatmayı, paniğe yol açmayı hedefleyen bazı kişiler olduğunu da maalesef gözlüyoruz. Uydurma haberler, sosyal medyadaki bazı mesnetsiz iddialar tümüyle ahlak sınırları dışındadır. Bunlarla mücadelede bize lütfen yardımcı olun. Millet, temsilcilerine güvenecektir.

 

Şimdi de hastanelerimizin durumuna, sağlık altyapımıza değinmek istiyorum. Hastalığın ülkemizde yayılarak bir salgın hâlini alması durumunda kamu ve özel sektörün birlikte hizmet vereceği 13.211’i ileri düzeyde olmak üzere toplam 25.466 erişkin yoğun bakımı kapasitemiz söz konusu. Son zamanlarda art arda açtığımız şehir hastanelerine rağmen yatak sayımız Avrupa ve OECD ortalamaların altındadır, 10 bin kişiye 28 yatak düşmektedir; OECD ortalaması 40’dır. Yoğun bakım yatak sayısında ise şanslı durumdayız. Erişkin ve çocuk yoğun bakımları dâhil 100 bin kişiye Almanya’da 29, İtalya’da 13, Fransa’da 12 yoğun bakın yatağı bulunuyorken ülkemizde bu sayı 40’dır. Hastanelerimizde toplam 99.797 hasta odamız tek kişilik olup gerektiğinde izolasyon ya da yoğun bakım yatağı olarak kullanılmaya uygundur. Şehir hastanelerimiz bu konuda önemli bir katkı sağlamıştır. Fiziki ve teknolojik altyapı açısından olası kötü senaryolara karşı hazırız.

 

Vatandaşlarımızın hastalıkla ilgili tereddütlerini gidermek ve şikâyet ortaya çıkması durumunda, onları yönlendirmek ve gerektiğinde bazı hizmetleri de vermek üzere 184 SABİM Korona Danışma Hattı’nı devreye soktuk. 184 SABİM aynı zamanda sesli yayın sistemine de sahip. 500 çağrı personeli ve 100 sağlık personelimiz burada görev yapmaktadır. Buradaki algoritmanın da Bilim Kurulumuz tarafından geliştiren bir algoritma olduğunu da ifade etmek istiyorum.

 

1 Mart itibarıyla, özellikle yurt dışından bugüne kadar gelen kişi sayısının 372 bin kişi olduğunu gördük. Bu 372 bin kişinin adres ve telefon bilgilerine ulaşarak her birine mesaj gönderdik ve ayrıca, her birini aile hekimlerine düşürerek aile hekimleri üzerinden de takiplerini yapıyoruz. Sadece bir günde 132 bin aile hekimimiz üzerinden tarama yapıldığını özellikle söylemek istiyorum.

 

Hastalığın teşhisinde güvenilir ve hızlı sonuç vermek adına kendi tanı kitimizi geliştirdik. Amerika’dan 500 bin tanı kiti siparişi aldık ve verdik. Laboratuvarımızda kırk gündür kullanılan yerli tanı kiti kısa süre içinde rağbet görerek başka ülkelere de bu şekilde satılmış oldu.

 

7’si İstanbul’da olmak üzere farklı illerimizde bugün itibarıyla 18 laboratuvarımızda tanı koymak üzere analiz yapıldığını söylemiştim. Yakında neredeyse bütün büyükşehirlerde test yapabilir olacağız. Ayrıca, özellikle önümüzdeki bir iki gün içerisinde -yarın sabah itibarıyla olma ihtimalini yüksek gördüğümüz- hızlı tanı kiti devreye girmiş olacak. Çin’de geliştirilen antijen üzerinden hızla sonuç verebilen tarama amaçlı olan bu tanı kitini bütün illerimize vererek pozitif çıktığında referans laboratuvarımızda doğrulamak ve bütün ülkeye yaymak üzere bir planlama yaptığımızı, sabah itibarıyla bugün kargoya verilip yarın da geleceğini buradan müjdelemek istiyorum.

 

Bugüne kadar, şu an itibarıyla 10 bini geçen test yaptık fakat önümüzdeki günlerde bu test sayımızın çok artacağını düşünüyoruz çünkü özellikle görülen vakaları tarama durumunda oluyoruz. “Filyasyon” dediğimiz bulaşıcılığını araştırmak, tetkik etmek üzere yaygın saha araştırmaları yapıyoruz. O nedenle, önümüzdeki günlerde bu taramaların çok yoğunlaşacağını özellikle ifade etmek istiyorum; hedefte de günlük en az 10-15 bin yapabilir hâle gelmek istiyoruz.

 

Bu dönemde başka bir örnek vereyim: 1 Mart itibarıyla, özellikle yurt dışından bugüne kadar gelen kişi sayısının 372 bin kişi olduğunu gördük. Bu 372 bin kişinin adres ve telefon bilgilerine ulaşarak her birine mesaj gönderdik ve ayrıca, her birini aile hekimlerine düşürerek aile hekimleri üzerinden de takiplerini yapıyoruz. Sadece bir günde 132 bin aile hekimimiz üzerinden tarama yapıldığını özellikle söylemek istiyorum. Buradan, bu katkılarından dolayı, başta aile hekimlerimiz olmak üzere tüm çalışanlarımıza teşekkür ediyorum.

 

Başta hastaların takip edileceği referans hastaneler belirlenmiş olsa da salgının seyrine bakarak dinamik bir yapı içinde olduğumuz için, artık stratejimizi Bilim Kurulunun da önerisi doğrultusunda sürekli değiştiriyoruz ve şimdi, artık her hastanenin hasta kabul edebileceği şekilde yeni bir planlama yaptık.

 

İçinde olduğumuz şartlarda, çok yoğun bir şekilde ve risk altında çalışan sağlık personelinin çalışma düzenlerinde bazı değişiklikler yaptık; personelimizi riskten koruyacak tedbirler almaya başladık. Üniversite hastanelerimiz dâhil tüm kamu hastanelerimize koruyucu malzeme dağıtıyoruz. İki gün önce, 6 üniversitemize kendilerinin talebi olmadığı hâlde gece yarısı her birine 50 bin maske gönderdik. Bu süreçte, görevi riskleri göğüsleyerek hastalarda doğrudan temas etmeyi gerektiren kişiler sağlık personelidir. Toplumun tüm kesimlerinde riske açık gruplar izin kullanabilirken, sağlık personelimiz daha yoğun çalışmak zorunda, izinleri ise iptal ettik. Sağlık personelimizin hem iş yükü hem de maruz kaldığı risk artmış durumda. Bu mücadelede, büyük fedakarlık gösteren sağlık personelimizin önemini toplumumuzun hiç kuşku duyulmayacak şekilde fark etmesini sağlayacağımızı umuyorum. Bu, ortak sorumluluğumuzdur. Mücadelenin başarıya ulaşması için neredeyse şarttır. Sağlık çalışanlarımıza her biri bir asker gibi özverili ve fedakâr çalışan sağlık ordumuza kolaylıklar ve güvenceler sağlanmalıdır, sadece fedakarlık duygularına yönelik bir motivasyon yetersizdir. Başta doktorlar olmak üzere tüm sağlık personelimizin böyle durumlarda verdikleri mücadeleye karşılık hak ettiği itibarın milletimizin nezdinde yerini biliyorum. Yüce Meclisimize bu konuda bazı önerilerim olacak, hassasiyetin yüksek olacağına inanıyorum.

YAZAR mecliste.org

mecliste.org, meclisin yasama, denetim ve temsil işlevleri hakkında ve kanun tasarı ve tekliflerinin içeriği ile ilgili doğru, güvenilir bilgiye sahip olmak, kanun tasarı ve teklifleri ile ilgili farklı bakış açılarını görmek, yasa yapım sürecinde karar vericilere görüşlerini ve önerilerini iletmek isteyenlerin Türkiye’de ilk kez buluşacağı bir platform.